Hüseyin Asar
Hüseyin Asar

Siyasi Duruşun Adı: Efe Berberoğlu

Yayınlanma: 11 Eylül 2026
Siyasette bazı dönemler vardır; insanları, makamlarından çok duruşlarıyla ortaya çıkarır.
 Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan son gelişmeler ve Butlan Kararı sonrasında ortaya çıkan siyasi tablo da böyle bir dönemi beraberinde getirdi. Yaşanan ayrışmanın ardından Özgür Özel önderliğinde Yeni Parti’nin kurulmasıyla birlikte, yıllarca aynı çatı altında siyaset yapan isimlerin bir bölümü CHP’den ayrıldı.

Ancak mesele yalnızca bir partiden ayrılmak değildi. Kısa süre içerisinde karşılıklı suçlamalar, sert açıklamalar ve hatta “Hainlik” suçlamalarına kadar varan bir siyasi ayrışma yaşandı. Yıllarca Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında görev yapan, milletvekilliği ve belediye başkanlığı gibi önemli sorumluluklar üstlenen bazı isimlerin ayrılırken sergiledikleri tavır, siyasetin en temel kavramlarından biri olan sorumluluk duygusunu yeniden tartışmaya açtı.

Öyle ki, bazıları yıllarca içinde bulunduğu yapının kapı kollarını kırarak ayrıldı. Bir siyasi parti yalnızca kazanıldığında sahip çıkılan, kaybedildiğinde ise düşman malı gibi davranılan bir yapı mıdır?
Siyaset, sadece seçim kazanmak, makam elde etmek ya da bir koltuğu korumak değildir. Siyaset aynı zamanda aidiyet, vefa, siyasi duruş, sorumluluk ve zor zamanlarda ortaya konulan karakterdir. Tam da bu noktada farklı bir tavır ortaya koyan isimlerin de bulunduğu görmekteyiz. Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılmayan, sorumluluk duygusuyla hareket eden ve siyasi tercihini değiştirmeyen isimlerden biri de 2019 yılından bu yana Kuşadası Belediye Meclis Üyesi olan Efe Berberoğlu’dur.

Efe Berberoğlu, iki dönemdir Kuşadası’nın sorunlarına çözüm üretmek, halkın yaşam kalitesini yükseltmek ve kentin geleceğine katkı sunmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.
Fakat Efe Berberoğlu’nun CHP ile ilişkisi yalnızca bugünle sınırlı değil. Onun siyasi geçmişinin arkasında bir aile mirası da bulunuyor. Eski belediye başkanlarından Engin Berberoğlu da Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yapmış, parti için emek vermiş önemli isimlerden birisidir.

Dolayısıyla Efe Berberoğlu açısından CHP, yalnızca üzerinde siyaset yapılan bir parti tabelasından ibaret değil. Geçmişten geleceğe taşınan bir siyasi mirastır.
Atadan CHP’li olan Efe Berberoğlu’nun bu süreçte CHP çatısı altında kalmayı tercih etmesi, yalnızca bir siyasi tercih olarak değerlendirilmemeli. Bu tavır aynı zamanda çevresine verilen önemli bir mesajdır. Siyasette herkesin bir tercihi olabilir; ama herkesin bir duruşu olmak zorundadır.

Elbette farklı siyasi tercihler yapan herkese saygı duymak gerekir. CHP’de kalmayı tercih edenlere de, istifa ederek Yeni Parti saflarına katılanlara da. Demokratik siyasetin temelinde zaten farklı düşüncelerin varlığı vardır. Ancak bir siyasi partiden ayrılmak başka, o partiyi bilinçli biçimde zayıflatmaya çalışmak başkadır. Cumhuriyet Halk Partisi’ni hedef alan, partinin tarihsel kimliğini ve kurumsal varlığını itibarsızlaştırmaya yönelik söylem ve davranışlar yalnızca bugünün siyasi hesaplarına hizmet etmez. Bunlar, Türkiye’nin siyasal geleceği açısından da ciddi sonuçlar doğurabilir.

Çünkü söz konusu olan yalnızca bir siyasi parti değildir. Söz konusu olan, Cumhuriyet’in kurucu değerleri, laik ve demokratik hukuk devleti anlayışı ve Türkiye’nin demokrasi mücadelesidir. CHP daha önce de çok badireler atlattı. Cunta döneminde kapatıldı. Dışlandı. Suçlandı. Yalnız bırakıldı. İçinden yeni siyasi hareketler çıktı. Ama bütün bunlara rağmen Cumhuriyet Halk Partisi, tarihsel yürüyüşünü kararlılıkla sürdürdü.

Çünkü siyasi partileri yalnızca yöneticileri ayakta tutmaz. Partileri yaşatan; ilkeleri, örgütü, kurumsal hafızası ve onları var eden siyasi iradedir. Kişiler gelir ve gider. Genel başkanlar değişir. Belediye başkanları değişir. Milletvekilleri değişir. Örgütler değişir. Dönemler değişir. Ama bir siyasi hareketin temel değerleri ve tarihsel hafızası, bütün bu değişimlerin üzerinde yaşamaya devam eder.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Benim iki büyük eserim vardır: Biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir.” sözü de bu açıdan yalnızca geçmişe ait bir ifade değildir. CHP’yi CHP yapan yalnızca bugünkü kadroları değildir. Onu asırlık bir siyasi yapı haline getiren; kurucu iradesi, temel ilkeleri, örgüt kültürü ve kuşaktan kuşağa aktarılan kurumsal hafızasıdır. Bu nedenle demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesinin güçlü adreslerinden biri olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal varlığını korumak, yalnızca CHP’lilerin değil, Türkiye’nin demokratik geleceğini önemseyen herkesin meselesidir.

Bugün belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, siyasi hesapların ötesinde sağlam bir siyasi duruştur. Çünkü güçlü bir CHP; güçlü bir örgütle, ortak akılla, demokrasi kültürüyle ve net bir siyasi duruşla mümkündür. İşte bu nedenle Efe Berberoğlu’nun tercihinin üzerinde ayrıca durmak gerekiyor. Çünkü siyaset, yalnızca insanların hangi tarafa geçtiğiyle değil, zor zamanda nerede durduğu ile de ölçülür. Bazen bir insanın siyasi duruşunu anlatmak için uzun cümlelere gerek yoktur. Nerede kaldığı ve gösterdiği siyasi duruş yeterlidir.

Efe Berberoğlu da tercihini ortaya koymuş ve Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında kalmıştır. Kendisine bundan sonraki siyasi yaşamında başarılar diliyoruz.
Unutulmamalıdır ki; aslolan kişiler değil, davalar ve ilkelerdir. Aslolan makam değil, sorumluluktur. Aslolan siyasi hesap değil, siyasi duruştur. Bütün değişimlerin ötesinde, asıl olan Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

 “Kendinize bir karakter hayal edemezsiniz; onu döverek ve şekillendirerek oluşturmalısınız.” (James Anthony Froude)

Yorum Yazın