Hüseyin Asar
Hüseyin Asar

Siyasette Hadsizlik

Yayınlanma: 03 Haziran 2026
İktidar, güç ve otorite öyle bir şey ki ona sahip olan bırakmak ve kimseyle paylaşmak istemez. Onu kaybetmemek için her şeyi göze alabilir. O uğurda yalan, iftira, haksızlık, saygısızlık gibi her türlü çirkinlik bile mübah görülür. Çünkü iktidar, sahiplerini öyle sarhoş, öyle kör, öyle sağır eder ki; artık rasyonel, makul, sağlıklı ve normal düşünemezler. Sahip oldukları güç ve iktidarın bitmeyeceğini, hep devam edeceğini zannederler. Gözleri görmez, algı güçleri yok olur, akıl ve mantık rafa kalkar. İktidar sarhoşlarının durumu tam bir doymazlık ve gözü dönmüşlüktür.

Fakat bizim siyasi hayatımız artık efendilik yerine külhanbeylik ve hadsizliğin kesin hakimiyetindedir. Tabi hadsizlik ve edepsizlik yapan muhatabını bir aşağılamışsa, teşhir ettiği edepsizliğiyle aklıselim sahibi izleyenlerin gözünde kendisi on aşağılanmaktadır.

Aslolan insan yetiştiren insanlardır. İyiler iyi insan yetiştirir. Kötüler de tıpkı kendileri gibi kötü insanları yetiştirebilirler ancak. Ve ekonomideki Gresham Yasasında olduğu gibi sonunda kötü insan iyi insanı kovar.

Siyasette hadsizlik; hakaret, iftira, yalan ve seviyesiz üslup kullanımıyla etik değerlerin hiçe sayılmasıdır. Toplumsal kutuplaşmayı artıran, ahlaki çöküşe zemin hazırlayan bu durum, şeffaflık ve hesap verebilirlik eksikliğiyle, özellikle "Edep yahu! - MİSAK - Milli Düşünce Merkezi" gibi yazılarda vurgulandığı gibi, "Çalıyor ama çalışıyor."

Siyasette hadsizlik", genellikle siyasetçilerin birbirlerine veya kamuoyuna karşı kaba, küstah, edepsiz veya densiz davranışlarını ifade etmek için kullanılan bir eleştiri ifadesidir. Özellikle bakanlar gibi yüksek makam sahiplerinin, yetkilerini aşarak hukuk dışına çıkması ve nezaket sınırlarını zorlayan tutumları "Hadsizlik" olarak nitelendirilmektedir. 

Günümüzde öyle olaylara tanık oluyoruz ki, bunları hadsizlik ve edepsizlik olarak tanımlamak bile hafif kalıyor. Bir siyasetçi diğerine önce sövüyor, sonra bir bakıyorsunuz beraber yürüyorlar. Ya da tam tersi durumlar gerçekleşiyor, hatta lider sultasının olduğu yerlerde bu döneklik sürekli yön değiştiriyor. Artık Allah ne verdiyse.

İnsanlar kısacık hayatlarında onurları için yaşamalı, koltuk ve makam sevdaları için değil.

“Bir memlekette namuslular da namussuzlar kadar cesur olmadıkça kurtuluş yoktur.” (İsmet İnönü)

Yorum Yazın