Hüseyin Asar
Hüseyin Asar

Yeni Parti Aydın İl Başkanlığı Seçimi

Yayınlanma: 07 Ekim 2026
Yeni Parti Aydın Örgütünde ilçe seçimleri tamamlandı. Böylece herkesin merakla beklediği sonraki aşama olan İl Başkanlığı seçim zamanı geldi.  İl başkanlığı için şimdilik beş aday var. Bir kısmı kapalı kapılar ardında farklı hesaplar yapılıyor. Bazı belediye başkanları ve ilçe başkanları sözde tarafsız davranıyor. Ama gerçekler bambaşka. Kimin kim için imza topladığını, ayrı çalıştıklarını söyleyip ilçelerde tesadüfen (!) karşılaşanları biliyoruz. Umarım üyeler il başkanını seçerken iyi düşünüp öyle karar veririrler. Yoksa, beklemedikleri ve liyakatsiz bir il başkanı ile yıllarca yönetilmek zorunda kalırlar.

Siyasi etik kurallarına göre nasıl bir il başkanı bekliyoruz. İl başkanı vizyoner olmalıdır. İl başkanı olacak kişide mangal gibi yürek olmalı, dürüst olmalı, çevresi geniş  olmalıdır. Partinin ilkelerini bilmeli ve içine sindirmiş olmalıdır.  Eğitimli olmalı, iletişim konusunda bilgili olmalı, insanlara tepeden bakmamalı, bankamatik memuru olmamalı, dedikoduya göre hareket etmemeli. Hepsinden önemlisi kimsenin adamı olmamalı, kendi karakterini ortaya koyarak başkanlık yapmalıdır. Parti programı çerçevesinde iktidar hedefine ulaşmak için çok çalışmalı, ekip ruhuna inanmalı, örgütü ortak akıl ile yönetmelidir. 

Bir il başkanı yalnızca parti teşkilatını yöneten kişi değil; parti ile toplum arasında bağ kuran, örgütü bir arada tutan ve siyasi hedefleri yerel koşullara uyarlayan liderdir. Bunu yaparken liderlik yeteneğini kullanmalı, insanları emirle değil, güven ve ikna yoluyla peşinden sürükleyebilmelidir.
Örgütçülük anlayışına sahip olmalı, il, ilçe, kadın ve gençlik örgütleriyle uyumlu çalışmalı; kişisel ikbal için çalışmamalı, teşkilatı kişisel çevresine değil kurumsal yapıya dayandırmalıdır.

Adalet ve tarafsızlık konusunda taviz vermemeli, parti içindeki farklı gruplara eşit mesafede durmalı, makamını kendi ekibini oluşturmak veya rakiplerini tasfiye etmek için kullanmamalıdır. İletişim ve retorik becerisi güçlü olmalı, partinin politikalarını halka anlaşılır biçimde anlatabilmeli; kriz anlarında doğru mesajı, doğru zamanda verebilmelidir. Dinleme ve empati yeteneğini doğru şekilde kullanmalı, sadece konuşan değil, dinleyen bir yönetici olmalıdır. Toplumun farklı kesimlerinin beklentilerini anlayabilmelidir.

Sosyolojik farkındalık oluşturabilmeli, ilindeki ekonomik, kültürel, demografik ve siyasal farklılıkları bilmeli; bütün ilçelere aynı siyasi reçeteyi uygulamamalıdır. Zor zamanlarda kriz yönetme becerisini kullanabilmeli, parti içi anlaşmazlıklar, kamuoyu baskısı veya seçim dönemlerindeki krizlerde öfkeyle değil, soğukkanlılıkla hareket etmelidir.
Her zaman uzlaştırıcı karakter göstermeli, bir grubun temsilcisi olmaktan çok, farklı grupları ortak hedefte buluşturan kişi olmalıdır.
Örgüt tabanına güven veren bir yapıda olmalı, üyelerin kendisine ulaşabildiği, sorunlarını aktarabildiği ve kendilerini değerli hissettiği bir örgüt kültürü oluşturmalıdır.

Siyasi vizyonu olmalı, eğitim düzeyi yeterli olmalı, günlük parti içi tartışmaların ötesine geçerek, partisinin ilde 5 ila 10 yıl sonra nerede olması gerektiğine dair bir perspektif ortaya koyabilmelidir. Toplumla temas konusunda atak olmalı,  yalnızca parti binasında değil; esnafın, çiftçinin, işçinin, öğrencinin, emeklinin ve sivil toplumun arasında olmalıdır. Her şeyden önemlisi kişisel ikbalden uzak durmalı, önce partiyi, sonra kendisini düşünmelidir. Kurumsal hafızaya sahip çıkmalı ve siyasi deneyime önem vermeli, partisinin tarihini, geçmişteki başarı ve hatalarını bilmeli; aynı yanlışların tekrar edilmesini engelleyecek bir hafızaya sahip olmalıdır.

Değişime açık olmalı, “Biz yıllardır böyle yapıyoruz” anlayışına saplanmamalı; yeni seçmen davranışlarını, sosyal medyayı, genç kuşakları ve değişen toplumsal beklentileri okuyabilmelidir. Güvenilir ve karakter sahibi olmalı, verdiği sözün arkasında duran, özel hayatı ile siyasi söylemi arasında ciddi çelişkiler bulunmayan, geçmişinde şaibe olmayan, itibar sahibi bir kişilik olmalıdır. Umut taciri olmamalı, yönetim konusunda stratejisi olmalı, temsil ettiği makamın ağırlığını taşıyabilmelidir.

Kusaca iyi bir il başkanı; “Örgüte hükmeden değil örgütü birleştiren, konuşmaktan çok dinleyen, grup kurmaktan çok köprü kuran, rakiplerini düşmanlaştırmayan, toplumu okuyabilen, krizde soğukkanlılığını koruyan ve makamını kendisi için değil partisi ve toplum için kullanan kişidir.”
 Böyle düşünen ve uygulayabilecek il başkanı adayları var, ama azınlıkta. Eğitimsiz, parti parti gezen, sadece kendini düşünen, etrafına güven vermeyen, geçmişinde şaibeler olan ve liyakat yoksunu adaylara prim vermeyin. Biz satır aralarında şifreleri verdik. Anlayan anlamıştır. Bizim kriterimiz eğitim; eğitim seviyesi düşük olmayan herhangi birisi başkan olabilir. Bakalım seçim sonrasında kim ipi göğüsleyecek? Bekleyip göreceğiz.

“İkiyüzlülük, kötülüğün erdeme ödediği haraçtır.” (La Rochefoucauld)

Yorum Yazın