Hüseyin Asar
Hüseyin Asar

Çine Yeni Parti’de İlçe Başkanlığı Yarışı: Tecrübe mi, Değişim mi?

Yayınlanma: 17 Eylül 2026
CHP’den ayrılanların kurduğu Yeni Parti’de kongre süreci devam ediyor. Aydın’ın il ve ilçelerinde ilçe başkanlığı adaylık çalışmaları tüm hızıyla sürerken, Çine’de de siyasi rekabet giderek belirginleşiyor. Çine’de ilk adaylık açıklamasını 26 Ağustos’ta Mustafa Demir yaptı. Ardından Tayfun Şahin, 12 Eylül 2026 tarihinde yaptığı yazılı basın açıklamasıyla Yeni Parti Çine İlçe Başkanlığına yeniden aday olduğunu açıkladı.

İki adayın açıklamalarına bakıldığında, aslında yalnızca iki kişinin yarışından değil, iki farklı siyasi yaklaşımın karşılaşmasından söz etmek mümkün: “Değişim” ve “tecrübe.”
Demir’in söylemi: Değişim ve yenilenme Mustafa Demir’in adaylık açıklamasında “Değişim ve yenilenme” vurgusu ön plana çıkıyor. Demir’in halen Çine Belediye Meclis Üyesi olması, yerel siyasetin içerisinde aktif biçimde bulunması ve “Değişim” söylemini sahiplenmesi, kendisine önemli bir siyasi zemin oluşturuyor.

Ancak, Mustafa Demir tarafından yapılan sosyal medya paylaşımlarında ötekileştirici ve hesap sorar nitelikte ifadeler kullanması söylemleriyle çelişiyor. Tayfun Şahin’in söylemi: Mücadele, istikrar ve örgütsel hafıza üzerine kurulmuş. Tayfun Şahin’in açıklaması daha geniş bir siyasi perspektif üzerine kurulmuş görünüyor. Şahin, açıklamasına 12 Eylül 1980 darbesi üzerinden başlıyor. Ardından CHP’de yaşanan hukuki ve siyasi sürece gönderme yaparak, “Partimize butlan kararıyla el koydular” ifadesini kullanıyor ve Yeni Parti’nin kuruluş sürecini bir siyasi mücadele perspektifi içerisinde değerlendiriyor.

Buradaki temel mesaj ise oldukça net: “Teslim olmadık.” Bu ifade, Şahin’in adaylık açıklamasının yalnızca bir ilçe başkanlığı yarışına yönelik olmadığını; aynı zamanda siyasi geçmiş, mücadele ve devamlılık üzerine kurulduğunu gösteriyor. Şahin’in ikinci önemli vurgusu ise istikrar.
2011’den bu yana yürüttüğü ilçe başkanlığı görevine dikkat çeken Şahin, Çine’de 1999’dan itibaren oluşan yerel yönetim geleneğini ve kendi dönemindeki seçim başarılarını örgütsel devamlılığın bir sonucu olarak ortaya koyuyor.

Bu noktada Şahin’in en önemli siyasi sermayesi örgütsel hafıza olarak karşımıza çıkıyor.
Çünkü siyasette tecrübe yalnızca geçmişte görev yapmış olmak anlamına gelmez. Tecrübe; insan ilişkilerini, örgüt yapısını, seçmenin davranışlarını, yerel dengeleri ve seçim süreçlerini tanımak anlamına da gelir. Şahin’in açıklamasındaki bir başka dikkat çekici nokta ise kişisel siyasi ikbal peşinde olmadığını özellikle vurgulaması.

Kendisini “Çine’nin geleceğinin hizmetkarı” olarak konumlandırması ve örgüte ve Çinelilere birlik çağrısı yapması, adaylık söyleminin önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Burada dikkat çeken nokta, Şahin’in rakipleri üzerinden değil, hizmet ve birlik üzerinden siyaset kurmayı tercih etmesi. Uzun zamandan beri siyasetin içerisinde olan Tayfun Şahin, geçmişte yaptığı çalışmalar ve gösterdiği siyasi duruş ile kişisel çıkar için değil, Çine için mücadele ettiğini göstermiştir. Rakiplerine saldırmak yerine her zaman hizmet ekseninde söylemlerde bulunması da siyasi profilinin önemli unsurlarından biridir.

“Son kez adayım” ifadesi de bu çerçevede ayrıca önem taşıyor. Bu söylem, Şahin’in makamı bir hedef olarak görmediği, görev anlayışının kişisel bir koltuk arayışından ibaret olmadığı mesajını vermeyi amaçlıyor. Dolayısıyla adaylık açıklaması, bir anlamda geçmiş siyasi birikiminin ve liderlik özelliklerinin yeniden delegelerin önüne konulması niteliğinde.

Delege neye karar verecek? Çine’deki yarışın sonucunu belirleyecek temel unsur elbette delegelerin tercihidir. Ancak iki adayın söylemlerine bakıldığında, önümüzde oldukça belirgin bir “Tecrübe–değişim” rekabeti bulunduğu görülüyor. Tayfun Şahin’in avantajı öncelikle tecrübe ve örgütsel hafıza. 14 yıllık ilçe başkanlığı geçmişi, bu süreçte halkla kurmuş olduğu iyi iletişim ve geçmişinin temiz oluşu Şahin’in en güçlü tarafları olarak öne çıkıyor.
Mustafa Demir’in önemli avantajı ise halen Çine Belediye Meclis Üyesi olması ve değişim talebini güçlü biçimde savunması. Ancak kendisinin ötekileştirici dil kullanması kendisine zarar veriyor.
Şahin–Demir yarışında belediye başkanının konumunun etkili olacağını düşünenler elbette olacaktır. Yerel siyasette belediye başkanlarının örgüt üzerindeki etkisi ve delegelerle kurdukları ilişkiler hiçbir zaman göz ardı edilemez. Ancak bu etkinin tek başına sonucu belirleyeceğini söylemek de doğru olmayacaktır.

Çünkü Şahin’in elinde küçümsenmeyecek bir siyasi sermaye bulunuyor: 14 yıllık örgüt deneyimi, örgütsel hafıza, halkla kurduğu iletişim ve geçmiş seçimlerde elde edilen başarılar.
Bu nedenle Tayfun Şahin’in yeniden seçilmesi sürpriz olmayacaktır. Örgütte karşılığının olması, halk ile doğru iletişim kurması, seçim ortamında rakibinin aksine birleştirici dil kullanması Şahin’i öne çıkarıyor. Elbette son sözü delegeler söyleyecektir. Fakat mevcut tabloya baktığımızda Çine’de seçim yarışının merkezinde Mustafa Demir’in değişim söylemi ile Tayfun Şahin’in tecrübe ve örgütsel hafızası bulunuyor. Ancak görünen Tayfun Şahin’in seçimi açık ara önde bitireceği yönünde.

Bize şimdilik düşen ise her iki adaya da başarılar dilemek.
 “Dürüstlük her zaman en iyi politikadır.” (George Washington)

Yorum Yazın