TATLI SU BAHRİYELİLERİ
Son dönemde; savunma sanayisini siyasallaştıran holiganlar ile yorumları aldıkları ücretle orantılı olan sosyal medya klavyeşörleri, iki fırkateynin ihraç edilmesine yönelik güzellemelere başlamış. Kuvvet yapısı oluşturma yöntemi hakkında hiçbir bilgiye sahip olmayan; deniz harekât tecrübeleri Beşiktaş–Üsküdar vapur hattıyla sınırlı tatlısu bahriyelilerine hatırlatalım.
1993 yılında önce korvet, ardından fırkateyn konseptiyle başlatılan Millî Gemi Projesi; akamete uğradıktan sonra yeniden ayağa kaldırılan ve kurumsal çizgisine oturtulan bir projedir.
Bu sürecin mimarları; merhum Kuvvet Komutanları Vural Bayazıt ve Özden Örnek ile projede fiilen görev almış Deniz Kuvvetleri personelidir. Bu kadroların önemli bir kısmı, başarılarının bedelini göz yumulmuş FETÖ kumpasları ile zindanlara atılarak; bazıları ise hayatlarını kaybederek ödemiştir.
Yılların planlamasının hilafına Fırkateynlerin satılmasına yapılan güzellemeler ise ; konuya dair en hafif tabirle bilgisizlik, ya da bu yanlış kararı perdelemeye yönelik, tek merkezden yönlendirilen bir algı yönetimi çalışmasıdır. Bahriye tabiriyle bu durum, sorumluluktan kaçmak amacıyla yürütülen bir hasar kontrolü faaliyetidir.
İnşası son aşamaya gelmiş, ismi verilmiş ve personeli belirlenmiş gemilerin satılması; “kaynak yaratımı” değil, açık bir planlama hatasıdır. Bu hatanın doğrudan sonucu ise bir kuvvet zafiyetidir.
Bu yanlış karardan dönülmesi; ihraç edilecek gemilerin ancak Kuvvet Yapısı hedeflerine ulaşıldıktan sonra ya da millî hedeflerde gecikmeye yol açmayacak şekilde eş zamanlı inşa edilmesi suretiyle değerlendirilmesini şiddetle tavsiye ediyoruz.
Millî güvenliğimizi doğrudan riske atacak; sahadaki caydırıcılığımızı ve diplomatik manevra kabiliyetimizi zayıflatacak bu karar, tarihî bir sorumluluk doğuracaktır.
Yorum Yazın