1/ Açıklamada ihraç edildiği belirtilen 1 (bir) gemi Romanya’ya satılan TCG Akhisar açık deniz karakol gemisi.
2/ Bu sınıf gemilerin inşasına Temmuz 2020’de Akdeniz’de icra edilen araştırma gemisi faaliyetleri sonrası “acil harekat ihtiyacı” olarak karar verilmişti.
3/ Ama esas sorun sahası, onlarca yıllık emek ile hazırlanan “Kuvvet Hedefleri ve Kuvvet Yapısı“ çerçevesinde inşa edilen 2 İstif sınıfı fırkateynin Endonezya’ya satılmasıdır.
4/ Açıklamada bu iki geminin satışına ilişkin ifade yer almaması, hâlâ konuya ilişkin tereddütler bulunduğunu gösteriyor.
5/ Milli savunma sanayimizin ihracat başarıları stratejik değere sahiptir; ancak bu başarıların milli güvenlikte zafiyet yaratacak bir noktaya taşınmaması esastır.
6/ Üretim hattındaki ilk altı (6) geminin öncelikle Türk Deniz Kuvvetleri envanterine alınması, ihracat taahhütlerinin ise harekât kabiliyetinde boşluk oluşturmayacak bir takvimle ya da eş zamanlı olarak devreye sokulacak yeni üretim hatlarıyla karşılanması daha uygun bir yaklaşım olacaktır.
7/ Deniz ve hava kuvvetlerimizde oluşacak algısal ya da fiili bir zafiyet, diplomatik faaliyetlerimizde de Türkiye’nin elini zayıflatacaktır.
8/ Akhisar gemisiyle başlayan bu sürecin, iki İSTİF sınıfı fırkateynin satışıyla devam etmesi hâlinde, artık geri döndürülmesi mümkün olmayan bir eşik aşılmış olacaktır. Bu noktadan sonra, yalnızca maddi gerekçelerle gemi satışlarının hız kazanması kaçınılmaz hâle gelebilir.
9/ Ayrıca, siyasi uzlaşma olmadığı müddetce salt silah satışının Avrupa Birliği’ne giriş için yeterli bir araç olmadığını da dikkate almak gerekir.
Yorum Yazın