Yankı Bağcıoğlu
Yankı Bağcıoğlu

Komuta - kontrol, Eğitim ve Sağlık: TSK’da Reform Alanları

Yayınlanma: 23 Şubat 2026
Türk Silahlı Kuvvetleri, yalnızca bugünün değil, Cumhuriyet tarihinin en kritik askerî eşiklerinde sahada sınanmış ve bu sınamalardan kurumsal kültürü, gelenek ile teknolojiyi birleştiren yapısı, liyakata dayalı personel eğitim ve yönetim sistemi, tehdit temelli savunma sanayi planlaması ile güçlenerek çıkmış bir kurumdur.
1950’de Kore’ye tugay gönderilmesi, TSK’nın alan dışı harekât kabiliyeti açısından bir dönüm noktası oldu. Binlerce kilometre uzakta, Birleşmiş Milletler çatısı altında görev yapan Türk birliği; lojistik, kuvvet aktarımı ve çok uluslu komuta yapısında birleşik harekatta muharebe tecrübesi kazandı.

1974’te icra edilen Kıbrıs Barış Harekâtı, sınırlı imkânlara rağmen çok zor bir amfibi harekâtın başarıyla gerçekleştirilebileceğini gösterdi. Deniz, hava ve kara unsurlarının eşgüdümü, TSK’nın müşterek harekât kapasitesini somut biçimde ortaya koydu.
1993’de  Birleşmiş Milletler görevinde, Somali’ye yapılan intikal, gerçek çatışma şartlarında alan dışı güç aktarımının önemli bir örneği oldu. 
1990’lı yıllarda iç güvenlik harekâtında bir tabur çapındaki birliğin gece şartlarında hava hücum harekatı ile hedef bölgeye intikali ise dikkat çekici bir harekat kabiliyeti idi.
1996’daki Kardak Krizi, özel kuvvet kabiliyetinin önemini ortaya koydu. SAT komandolarının tek kurşun atmadan durum üstünlüğü sağlaması; planlama, gizlilik ve süratin harekatın başarısındaki  etkisini gösterdi. 

Geçmişteki faaliyetlerin de katkıları ile bugün gelinen noktada TSK; tugay çapında kuvveti intikal ettirebilen, müşterek ve birleşik harekât icra edebilen  bir kapasiteye sahiptir.
Bu tablo yaklaşık bir asra yayılan kurumsal hafıza, harp tecrübesi ve muharip ruhun sürekliliğiyle oluşmuştur.

Temel ders açıktır: 
TSK’nın başarısı yalnızca modern platformlara ve teknolojiye dayanmaz. 
Asıl güç; sadelik ve komuta birliği, kıta odaklı askerî eğitim sistemi, etkin sağlık ve lojistik altyapı ile kurumsal bütünlükten oluşur.

15 Temmuz sonrasında yapılan yapısal düzenlemelerin harekât etkinliği üzerindeki etkileri; özellikle komuta yapısı, askerî eğitim ve askerî sağlık sistemi alanlarında ortaya çıkan sonuçlar, geçen on yılın tecrübesi ışığında yeniden değerlendirilmelidir. Milli güvenliğimizin önceliği esas alınarak gerekli düzeltmeler yapılmalıdır.
Bölgesel ve küresel tehditler giderek daha karmaşık ve çok boyutlu hâle gelirken, TSK’nın komuta yapısı ve eğitim sistemi harekât etkinliğini daha da ileri taşıyacak şekilde alınan derslerle güncellenmelidir.

Askerî sağlık sistemi bütüncül bir anlayışla yeniden tesis edilmeli; savunma sanayisinde ise etkin, adil ve denetlenebilir proje yönetimi ile liyakate dayalı kayırmacılıktan uzak bir personel sistemi esas alınmalıdır.

Yorum Yazın

Yazarın Diğer Yazıları