İbrahim Gündüz
İbrahim Gündüz

İstanbul’un Hiç Günlük Suyu Kaldı

Yayınlanma: 08 Kasım 2023

Hafta sonu şehir dışından gelen bir misafirim hava durumuna bakmadan Kasım ayında olduğumuz için sonbahara uygun kıyafetler getirdi. Getirdiklerinin çoğunu kullanamazken havanın ne kadar güzel olduğunu konuştuk bir kahve eşliğinde. O anımızdan zevk alsak da; yılın boyunda sonbahar gününe nazaran bile sıcak olan hava içten içe endişe veriyor. Sıcaklık parametresine baktığımız zaman bu sene yaz yaklaşık beş ay yaşandı. Küresel ısınma bizim gibi ülkelerde aşırı sıcakların yanı sıra, yılı iki mevsimle yaşayacağımızı hissettiriyor. Sıcaklık vesilesiyle bir iklim uzman olmasam da önemli gördüğüm bir konuyu renkli kalemle işaretlemek isterim.

 

Su gibi aziz ol

İSKİ’ye göre İstanbul tarihinin en kurak günlerini yaşıyor. Toplam doluluk oranı %18 seviyesine düşerken her gün bu rekorun tazeleneceği tahminini yapıyor yetkililer. Büyükçekmece gölü doluluk oranı %3 civarında seyrederken, gölü besleyen kaynak neredeyse kurudu. Bu durumda da İSKİ büyükçekmece Gölü’nden su çekmeye ara verdiğini açıkladı. Dere yataklarına veya su kaynaklarını besleyen diğer kaynakların olduğu yerlere yapılan toplu konut, otoyol ve köprüler ileride dönülmesi zor bir su kıtlığına bizleri götürüyor.

Barajların da olması için deyim yerindeyse karın ve yağmurun deyim yerindeyse sindire sindire yağması gerekiyor. Değişen yağış rejimi doluluk oranlarına zarar vermeye devam ediyor.

Tüketici kısmını daha dikkatli su kullanarak farkındalık yaratması gerekiyor. Ancak asıl seferberliği kalan su havzalarını tekrar dolaşıma sokarak yapmak gerekiyor.

Avrupa yakası hem nüfus bakımından hem de ekonomik büyüklük bakımından Anadolu yakasına kıyasla çok daha geniş bir coğrafya. Anadolu yakasının aksine büyüyecek çok fazla yeri kalmayaln Avrupa su konusunda da daha şanssız. Anadolu yakası Melen Barajı’nın aldığı su ile besleniyor. Melen’den gelen su yaklaşık %40 oranında Avrupa yakasına ulaşıyor. Çekmece gölünü denklemden çıkardığımız zaman Türkiye içinde İstanbul’un yaşadığı su sorununun hatırı sayılır kısmını Avrupa yakası yaşayacak.

İstanbul’un suyunun durumu için Düzce yağış miktarına bakmalıyız. Zira İstanbul’daki su havzaları şehirdeki 6-7 milyon kişinin ihtiyacını karşılayacak nitelikte. Ancak Bolu-Düzce tarafından gelen haberler de ne yazık ki çok parlak değil. Yazının başında bahsettiğim “bitmeyen yaz” orası için de geçerli. Yoksa Kasım ayında Bolu Dağı’nda kar görsek hangimiz şaşırır ki? 

Bu sorun yerel olarak bizleri etkilese de asıl sorun küresel ölçekte. Örneğin kuraklık yüzünden su seviyesinin düşmesi üzerine panama kanalı yetkilileri kargo gemilerinin taşıdıkları yüklere ve geçiş sayısına sınırlamalar getirdi. 

İstanbul çevresiyle birlikte nüfus ve ekonomik büyüklük pastasından çeyrek dilimden daha fazla pay alıyor. Yaşadığımız dönem gereği kalkınmanın altında çevre sorunlarına çözümü içeren yeşil ekonomi de var. Dolayısıyla İstanbul’un etkin büyümeden uzak olması demek, Türkiye’nin ekonomik istikbalini tehtit ediyor.

Yorum Yazın