İbrahim Gündüz
İbrahim Gündüz

Büyüme Yolunda Kadın İstihdamı

Yayınlanma: 15 Ekim 2023

“Geçmiş ekonomik fikirler için dev bir deney istasyonudur”

-Claudia Goldin

 

Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü her yıl düzenlediği “Herkes için Türkiye Ekonomisi Semineri” serisi, bu yıl 2023 Nobel Ekonomi Ödülü sunumu yukarıdaki cümleyle başladı.  

Ödülü kazanan 3.kadın olarak tarihe geçen Claudia Goldin’in hayatı ve sonrasında sunumu yapan Çağla Ökten Hoca’nın hazırlığında olan makalesinden örneklerle Türkiye’de kadın istihdamı gelişimini anlattı.  

Goldin Kimdir?

Goldin’in Nobel ödülünü alma sebebi 2023 özelinde yaptığı katkı dolayısıyla değil. Ekonomiye ilgi duyduğu günden beri işgücüne katılım seviyesi görece daha az olan gruplara ilgisi var.

Onu Nobel’e götüren süreçte ilgilendiği konular kadın istihdamı, kazançlardaki cinsiyet farkı, kadınların işgücü piyasasına katılımı vs… Geçmişte yazdığı “Kadın ve Aile” kitabı önemli örneklerden. Seminerde Goldin’in makale örneklerinden bahsediyor Çağla Hoca.

Örneğin doktora konusu kölelik döneminde iktisat.

Doktora sonrası ilgilendiği konu kölelik sonrası kadınların işgücüne katılımı. Beyaz kadınların işgücüne katılımı siyah kadınlara göre az. Sebebi sosyal normların kalıcılığı. Beyaz kadınların üzerine yapışmış değersizleştirme durumu söz konusu. Bir başka tabirle stigma var. (1977 yılında yazdığı makaleden bir kesit.) 

100 yıllık süreçte ABD’deki kadınların işgücüne katılımını 4 evreye ayırıyor.  

  1. Evre: Sadece yoksul kadınlar çalışıyor.
  2. Evre: Evli kadınlar da çalışmaya başlıyor. Ama beşeri sermayeyi arttırmayan ve gelecekte maaş/unvan artışı zor olan işlerde. Sekreter, kütüphaneci vs..
  3. Evre: Kadınlaraişgücünde talep artıyor. Hemşire gibi alanlarda çalışıyorlar. Süreç organik ilerliyor. Kadınlar bir anda kendilerini çalışırken buluyorlar.
  4. Evre: Üniversitenin yaygınlaşması ve teknolojik gelişmelerin artmasıyla birlikte geleceğe yönelik plan yaparak çalışma hayatına daha bilinçli dahil oluyorlar. 

“Kadına işgücüne ihtiyaç uzun ve meşakkatli bir süreç. İhtiyacın artmasında temel; insan arzı, talep ve siyasi hareketler etkili.” (2006 makalesi) 

Siyasi destek yeterli olmasa da kadınları istihdama dahil etme konusunda muhtelif çaba gösterdi politika yapıcılar.

Goldin 2011’de yazdığı makalesinde üniversiteleri inceliyor. Hem kadın hem de erkeklerin üniversitelere dahil olduğunda kadınlar daha fazla üniversite okuyorlar. Bu şiarla daha fazla üniversite açılması teşvik edildi.

Kadın erkek arasındaki ücret farkı konusunda da Goldin önemli önermelerde bulunuyor: 

Sebebinin ayrımcılıktan olduğunu düşünenlere şöyle bir bakış açısı sunuyor: Tarihsel olarak bakılırsa bu ayrımcılık hiç değişmedi. Ayrımcılık işverenin bilerek yaptığı şeyden dolayı değil. Eskiden kadın olmak eğitimsiz işsiz olarak addediliyordu. Erkeklere göre daha homojen. Ama eğitim arttıkça işgücü piyasasına girse bile ayrımcılık kapanmıyor. Dolayısıyla bireylerin özellikle düşündüğü değil, toplumsal olarak öğrenilmiş bir şey.

Seminerde bahsedilen önemli Türkiye örnekleri var. 

23-29 yaş kadın işgücü katılımı:

Üniversite mezunlarında %69.

Lise ve altında %32.

 

2019’daki TÜİK işgücü istatistikleri göz önüne alındığında: Meslek gruplarına göre erkek yöneticiler 2017’de 1.205 iken; 2019’da 1.260’a çıktı. Kadınlar sayı olarak geride. Artış yüzdesi az da olsa daha iyi. Aynı sürede  kadın yönetici sayısı 213’den 244’e yükseldi. İstihdam oranında erkekler %63 bandındayken; kadınlar %28 seviyelerinde seyrediyor. (Almanya’da %80, nispeten düşük sayılan İtalya’da %50 civarında kadın istihdamı var.) Aynı zamanda kadınlar erkeklere göre daha fazla kayıt dışı istihdam ediliyor.

Devlet kademelerinde de durum farklı değil. Bürokraside üst düzey yöneticilerin % 88 civarı erkek, %11’i kadındır. TBMM üyelerinde kadınlar pastanın %17’sini işgal edebiliyor. 

Üniversite ve kadın 

Üniversitelerde toplam öğretim üyesi elemanlarının %39’u kadınlardan oluşmaktadır. Son dönemde bu oran düzelme eğiliminde olsa bile daha gelişime ihtiyaç duyulan bir alan. 

Nasıl gelişecek?

     - 2006-2008 arası 40 üniversite açıldı. Kontejyanlar %60 arttı. 

     - 2006’da 25-34 yaş arası kadınların üniversiteyi bitirme oranı %12. Erkeklerin %15 

     - Bu sürede erkek ve kadınların üniversiteleşme oranı benzer ölçüde arttı. Sonuç; politika kaynaklı değil, trend kaynaklı. 

     - Son yıllarda mühendislik ve sosyal bilim fakültelerinin sayısı artmış. Kadınlar burada da bariyerleri aşamamış. Kadınların mühendisliğe girme oranı %20. Sosyal bilimlerde 50/50.

Genç nüfusta kadın istihdamı

Kadınlar üniversite okuma oranı arttı.  

Bu durum istihdamı arttırdı mı? 

23-29 yaş aralığında erkeklerde lise ve üniversite mezunu erkeklerde çalışma oranı neredeyse  aynı. 

Kadınlarda ise lise mezunu ile üniversite mezunları arasındaki istihdam farkı çok fazla. Üstelik 1999’dan 2006’ya kadar üniversite mezunu olan kadınların istihdama katılım oranı düşerken, 2006’dan sonra düşüş devam ediyor ama oranı daha az.

Üniversite mezunu olmayan kadınların maaşları lise mezunu olan kadınlar arasındaki ücret makası azalıyor. Önemli sebebi asgari ücretteki artış. Dünya da Türkiye de kadın erkek fırsat eşitliğini sağlama konusunda yıllar boyu politika üretme eksikliği yaşadı. Kadınlar elde ettiği hakların çoğunu organik ve zamana yayılarak kazandı. Ancak bazı eşikleri aşmak için siyasi olarak da tam destek şart. Unutmayalım ki kaliteli ve sürekli ekonomik büyümenin içinde fırsat eşitliği vardır.

Yorum Yazın