Güvenlik ve savunma düzeyinde Hakan Fidan, Irak topraklarında terör örgütüne karşı askeri operasyonlar düzenleyerek sınırları ve Türk ulusal güvenliğini korumak için Irak tarafıyla mutabakata vararak yasal bir çıkış noktası oluşturmaya yönelik dış politika ve olağanüstü diplomatik çalışmayla sağlam bir zemin elde etti. Irak hükümetiyle daha önceden yapılan bir anlaşma kapsamında Türk ulusal güvenliğini tehdit eden PKK, terör örgütüyle mücadele için Türk ordusuna Irak topraklarına girme yetkisi veriyor.
Ayrıca Irak Savunma Bakanı Şeyh Sabit Muhammed Saeed AlAY BEY Al-Abbasi, 2018'de Irak Temsilciler Meclisi seçimlerinde Ninova Heviyatuna koalisyonu içinde yarışırken Hakan Fidan ile yakın bir ilişki içindeydi. Irak parlamentosunda Şeyh Sabit El Abbasi'nin 2017 yılında Irak Türkmenleri Kurtuluş Cephesi'ni kurarak parlamento 2018 de parlamento seçimlerine katılarak milletvekili olmuştu.
Irak Savunma Bakanı Şeyh Sabit El Abbasi, Ağustos 2023'te Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Bağdat'ta bir araya gelmişti.
Türkiye'nin Irak'taki Kürt dosyasına yönelik dış politikasına gelince:
Kürt siyasi arenası iki ana Kürt partisinden oluşmaktadır. (Kürdistan Demokrat Partisi ve Kürdistan Yurtseverler Birliği Partisi).
Mesut Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi, ekonomik ve siyasi bağları üzerinden Türkiye'ye yakınlığı ile karakterize edilirken, Kürdistan Demokrat Partisi terör örgütü PKK'ya düşman bir politika izliyor ve bu politika Türkiye açısından önemli bir stratejik çizgidir. 2011 yılında Sayın Recep Tayyip Erdoğan Erbil'e giderek Erbil Havalimanı'nın açılışını yaptı. Daha sonra iki taraf arasında ziyaretler tekrarlandı.
İran'a sadık Bafel Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtsever Partisi, ise partinin terör örgütü PKK'ya verdiği destek nedeniyle, Türkiye ile ilişkiler gergin bir durumdadır. Türk hükümeti birçok kez KYB ye çağırıda bulunarak terör örgütüne destek politikasından vazgeçmesini ve aralarına mesafe koymasını istemiştir.
2003 yılından bu yana Türkiye’nin, Irak’a yönelik uyguladığı dış politikası iki temele dayanmaktadır:
Birincisi: Irak'ın toprak bütünlüğü (jeopolitik güvenlik). Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü korumanın kendi ulusal güvenliğiyle ilgili olduğunu belirtilerek, Kerkük meselesi de bu temele dahildir .
İkincisi: Irak’ın istikrarı (ekonomik güvenlik): Ankara için iki ülke arasındaki ticaretin yükselmesi ve sürdürülebilmesi açısından stratejik bir kazançtır.
12 Temmuz 2004 yılında Büyükelçi Ethem Tokdemir başkanlığında Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan resmi bir heyet Kerkük'ü ziyaret etmişti. Irak’taki eski rejimin düşmesinden sonra Kerkük'e yapılan Türkiye dışişleri bakanlığımın ilk resmi ziyaretiydi. Bu ziyaret sırasında büyükelçiyle Ethem Tokdemir ile bir röportaj yapma imkânım oldu. Kerkük Valilik binasında büyükelçi sayın Tokdemir ile yaptığım röportajda Kerkük'e ziyaretlerinin sebebini sordum, Sayın büyükelçi şöyle cevap verdi:
Irak Türkiye’nin en fazla önem verdiği komşulardan biridir.

Çok büyük bir insan kaynağı var, çok zengin doğal kaynakları var. Türkiye’nin arzusu barış içinde müreffeh bir Irak, bütün unsurların hak edildiği bir şekilde temsil edilmesi, Kerkük Irak’ın küçük bir örneğidir. Kerkük’te Irak’ı oluşturan bütün unsurlar mevcut, bu unsurlar barış içinde yaşıyorlar, aralarında akrabalık ilişkileri var.
Kerkük’teki siyasi partilerin temsilcileri ile görüşüyoruz. Arap, Türkmen, Kürt ve Süryani temsilcileri ile görüşüyoruz.
Bir kaç köyü ziyaret ediyoruz, Arap, Türkmen, Kürt ve Süryani köyleri.
Toplumun ileride gelenleri ile ve ticaret erbabı ile görüşüyoruz. Türkiye olarak her zaman Irak’lı kardeşlerimizin yanında olacağız.
Heyetimizde Türkiye’nin değişik kurumlarından ve bakanlıklarından temsilciler bulunmaktadır.
Türkiyenin dış politikasındaki Şii dosyasını incelediğimizde, Türkiye'nin hiçbir Şii siyasetçiyi ötekileştirmediğini, her fırsatta ,Türk yetkililer Şii liderle bit araya geldiklerini görüyoruz. Eski Yüksek İslami konseyi başkanı ve El-Hikme Hareketi'nin başkanı. Sayın Ammar Al-Hakim ile yaptığım televizyon röportajlarından birinde kendisine Türkiye'nin Irak'taki rolünü sordum ve o da şöyle cevap vermişti :Türkiye bölgede ciddi bir politikayı temsil ediyor, Irak'ın en büyük ekonomik ortağı ve biz Türkiye'yi Irak'ın stratejik müttefiki olarak görüyoruz. Irak ile Türkiye arasında imzalanan onlarca anlaşma var. Türkiye Arapları Batı'ya bağlıyor.
Türkiye'nin Irakla Tarihsel, ekonomik ve kültürel açıdan kuvvetli ilşkileri bulunmaktadır .Türkiye bölgedeki rolüyle önemli bir İslam ülkesidir.Türkiye Cumhuriyeti, Irak'ın Batı'ya açılan penceresidir.
Türkiye, akılcı ve dengeli bir politika benimseyerek bölgedeki ve Irak'taki sıcak sorunları çözmeyi başardı. Biz her zaman Türkiye ile ikili ilişkilerin güçlendirilmesinden yanayız.
Irak halkının her kesimine her zaman eşit mesafede duruyor. En önemlisi Sayın Ammar Al-Hakim, çoğu Iraklının bilmediği bir şeyi söyledi:

Türklerle özel ve kişisel bir ilişkimiz var. Eşimin annesi Türktür ,yani Türklerle evlilik akrabalığımız bulunmaktadır.
Gazetecilik ve medya mesleğim açısından, 2004 ten 2020 kadar Türkiye ile Irak ilişkileri hususunda, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndaki Irak dosyasından sorumlularla Türkiye büyük millet meclisindeki milletvekilleri ile ve Iraktaki Türk diplomatlarla onlarca televizyon ve basın röportajı gerçekleştirmiştim. Aynı zamanda Irak ile Türkiye ilişkileri hususunda Iraklı yetkililerle ve Irak’ın karar vericileri ile o kadar röportajlar yapmıştım. Yaptığım bu röportajlar sonucu çok iyi bir deneyime sahip olmuştum.

Bu deneyim kapsamında Türkiye-Irak ilişkilerin hakkımda Türkiye Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan'ın dikkatine saygılarımla bazı tavsiyeleri yazıyorum:
1- Siyasi, ekonomik ve güvenlik stratejilerinin belirlenmesi için Irak meseleleri üzerine araştırma ve inceleme merkezleri açmak.
2- Irak'taki Türk misyonlarına Arapça ve Türkçe çok iyi bilen dürüst, akıllı danışmanlar atamak.
3- Oradan buradan çıkan çatlak seslere cevap verecek, Türkiye'ye atılan iftiralara cevap verecek elektronik komiteler atamak.
4- Yarı entelektüel şahsiyetlere ve ortaklara güvenmemek.
5- Siyasi figürlere ve siyasi açıdan uyuşuk olanlara güvenmemek.
5- Türkiye görevlendireceği adamlarının seçmesinde dikkatli olmalıdır.
6-TRT Arapça kanalında siyasi programlarda Irak meselelerine gerekli yer ayrılması.
Kanalda Iraklı yetkililerle siyasi programlar bulunmamaktadır. Irak-Türkiye ilişkilerinin önemi nedeniyle Irak meselelerini ilgilendiren haber ve siyasi programlara yer verilmesi gerekiyor. Irak dünyanın en sıcak bölgesidir.
Irak Türkmenli uydu kanalındayken, Türkiye ile Irak arasında bakış açılarını birbirine yakınlaştırmak ve görünür kılmak amacıyla Türk temsilciler ve diplomatlarla yapılan görüşmeler kapsamında Irak-Türkiye ilişkilerine ilişkin programlar ve siyasi haberler üretiyorduk. Türkiye'nin bazı siyasi veya askeri operasyonların yapılmasında ve yürütmesinde haklı olduğunu belgelerle ortaya çıkarırdık ve karşılığında Iraklı yetkililerle iki ülke ilişkileri muhtelif konularda haber ve programlar yaparak gerçek bir basın ve haber çalışması ortaya koyardık. Haberler ve yapımlar Iraklılara Arapça ve Türkçe aktarılıyordu. Örneğin 2017 yılında Sincan’daki terör örgütü PKK’nın varlığını biz çektirdik ve ister Türk televizyonları olsun ister Iraktaki televizyonlar olsun bu terör örgütünün Sincar’daki varlığını Türkmenli TV’yi kaynak göstererek yayınladı. Buna benzer birçok programlar ve haberler yayınladık. Artık ne yazık ki bu tür programlar Türkmenli TV de bulunmamaktadır.
Yorum Yazın