Fikri Sağlar
Fikri Sağlar

İsrail'in yeni planının hedefi Suriye mi olacak?

Yayınlanma: 20 Ekim 2024

Geçen hafta yerel haber ajanslarında İsrail ordusunun zırhlı araçlarla Suriye Kuneytra kırsalına girdiğine dair iddialar yayılıyordu. Ancak Suriye rejimi bu haberleri yalanladı ve bunları "tamamen hayal ürünü" olarak nitelendirdi. Rejim ayrıca bu haberlerin işgal altındaki Golan'da medya aracılığıyla sahte zaferler yaratmayı amaçladığını da iddia etti. Gerçekten durum bu mu?

Lübnan ve Suriye'deki askeri analistler İsrail'in bu adımını sınır güvenliğini artırma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriyor.

Özellikle İsrail'in Suriye sınırında güvenlik hattı oluşturmayı amaçladığı 2022 yılının ortalarında hayata geçirdiği “Sufa 53” yol projesini uygulamıştı. Bu yol, 1974 yılında Suriye ile imzalanan ateşkes hattının doğusunda yer alıyor.

İsrail bu alanda gözetlemenin önündeki doğal engelleri ortadan kaldırmak için sınırlı operasyonlar yürütüyor. Ancak 7 Ekim 2023'ten sonra bu yolun stratejik önemi daha da arttı ve İsrail, son sekiz ayda defalarca bölgedeki askeri varlığını göstermeye başladı.

İsrail'in Kuneytra'da güvenli bir yol inşa etme kararının ardındaki en önemli neden, İran'a bağlı milislerin varlığından kendisini korumak için teknik gözetlemenin tek başına yeterli olmadığını anlamasıydı.

 

Bu planlar ne  kadar rasyonel olabilir ?

Hizbullah bilindiği gibi şu anda bölgede çok aktif olmasa da İsrail'in Suriye'nin güneyindeki kontrolünü artırma çabaları gelecekte Hizbullah tehditlerine karşı bir önlem olarak görülebilir.

 

İsrail'in stratejik hedefleri ve Hizbullah'ın Golan'daki varlığı

İsrail'in bu adımlarının birden fazla amacı olduğu açıktır. Hizbullah'ın Golan'daki varlığına karşı strateji geliştiren İsrail, bu örgütü yanıltarak etkinliğini kırmanın peşinde.

İsrail, Golan'daki Hizbullah birimleri ve liderleri tarafından defalarca hedef alındı. Bu operasyonlar, Hizbullah'ın bölgedeki etkisini zayıflatmaya yönelik uzun vadeli çabaların bir parçası olarak görülüyor.

Ayrıca İsrail'in bu adımı, Suriye topraklarına daha fazla asker sokarak Lübnan'daki Litani Nehri'ne kadar olan bölgede askeri hareketliliğin sağlanmasını amaçlıyor. İsrail'in, Lübnan'da Hizbullah'la uzun süredir devam eden savaşına paralel olarak Suriye topraklarında da Hizbullah'a karşı geniş çaplı operasyonlar gerçekleştirebileceği düşünülüyor.

İsrail, Rusya ve ABD arasındaki koordinasyon: Suriye'deki güç dengesi

İsrail'in bu hamlesi bölgedeki Rusya ve ABD ile koordinasyon içinde geliyor. Rusya'nın 2015 yılında Suriye'ye askeri müdahalesinden bu yana İsrail ile ılık bir iletişim hattına sahip olduğu biliniyor.

2018 yılında Suriye'nin güneyine ilişkin imzalanan anlaşmalar da bu işbirliğinin bir parçasıydı. Dolayısıyla İsrail'in son dönemde Suriye topraklarına yönelik hamleleri bölgedeki büyük güçler arasında varılan anlaşmalarla örtüşüyor.

Açıkça Rusya'nın sessizliği dikkat çekici. Rusya, İran'ın Suriye'deki etkisinin azalmasından rahatsız görünmüyor. ABD'nin bu gelişmeler karşısında sessiz kalması, Tel Aviv'in bölgedeki stratejik hamlelerinin uluslararası düzeyde kabul gördüğünü gösteriyor.

 

Gazze'den Suriye'ye: İsrail'in Çok Yönlü Savaş Stratejisi

Pek çok askeri analist, İsrail'in Suriye'deki operasyonlarını Gazze'deki askeri harekatın devamı olarak görüyor.

İsrail, Gazze'deki operasyonlarını genişleterek, Suriye'deki İran ve Hizbullah destekli güçlere karşı da benzer adımlar atıyor. Tel Aviv'in Suriye'de bir güvenlik bölgesi kurarak İran ve Hizbullah'ın bölgedeki nüfuzunu zayıflatmayı amaçladığı açık.

Bu stratejik adım, İran'ın Suriye'deki ikmal hatlarını kesmeyi ve Hizbullah'ın bölgedeki etkisini sınırlamayı amaçlıyor.

Özellikle güneyde Suriye rejiminin zayıflaması İsrail'in planının doğru ilerlemesini sağlıyor. 2013 yılında muhaliflerin saldırıları sonucu ağır kayıplar veren rejim güçleri güneydeki varlığını güçlendiremedi.

Suriye rejiminin son dönemde askeri takviyelerini Golan cephesine değil Halep ve İdlib'e yöneltmesi, güneydeki savunma kapasitesinin zayıflamasına yol açtı.

 

Güney Suriye'deki zayıflık ve olası İsrail genişleme planı

İsrail'in Suriye'de artan askeri faaliyetleri yalnızca Hizbullah'ı ve İran destekli güçleri hedef almakla kalmıyor, aynı zamanda Suriye rejiminin güneydeki zayıf konumundan da yararlanmaya çalışıyor.

Bu bölgedeki hareketler, İsrail'in Hizbullah'ın Suriye'deki varlığına karşı geniş çaplı bir operasyona hazırlandığını gösteriyor.

İsrail, Lübnan'da olduğu gibi Suriye'de de kısmi bir işgal gerçekleştirebilir mi? Bu soru giderek daha fazla tartışılıyor.

 

İsrail'in Suriye'deki hedefleri: bölgesel strateji ve yeni güç dengesi

İsrail'in Suriye'deki hedefleri sınır güvenliğiyle sınırlı değil. İsrail'in temel hedeflerinden biri, Hizbullah ve İran'ın Suriye'deki nüfuzunu kırarak stratejik üstünlük elde etmektir. Bu süreçte İsrail'in Suriye'nin güneyine yönelik operasyonları bölgede yeni bir güç dengesinin oluşmasına yol açabilir.

Arap düşünce kuruluşları da bu durumu benzer bir bakış açısıyla ele alıyor. Jusoor Araştırma Merkezi'nin analizi, İsrail'in Suriye'nin güneyindeki yayılmasının, uzun vadede Hizbullah'ın ve İran'la bağlantılı grupların bölgedeki etkisini zayıflatmayı amaçladığını gösteriyor.

Ayrıca İsrail'in bölgedeki güç dengelerini daha fazla kontrol altına alma hedefi de büyük güçlerin göz ardı etmediği bir gerçektir.

 

Sonuç olarak İsrail'in Suriye'deki askeri faaliyetleri kapsamlı bir stratejik planın parçası. Bu askeri operasyonlar sadece Hizbullah ve İran'ı hedef almakla kalmıyor, aynı zamanda rejimin güney Suriye'deki zayıf konumunu da dönüştürüyor. İsrail'in Lübnan'da olduğu gibi Suriye'de de geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirmesi için masadaki senaryo hala iyi bir fırsat.

Bu süreç bölgede yeni bir güç dengesine ve siyasi çatışmalara yol açabilir.

Yorum Yazın