Bugün Türkiye’de her evin, her ocağın içinde aynı acı gerçek yaşanıyor Mutfaklardaki yangın, derinleşen yoksulluk ve geçim mücadelesi.
Asgari ücretli açlık sınırının altında hayatta kalmaya çalışırken, yıllarca bu ülkeye emek vermiş emeklilerimiz ay sonunu getiremiyor. Esnaf kepenk kapatmamak için direniyor, gençlerimiz işsizlik ve umutsuzluk girdabında yarınlarını göremiyor. Ancak toplumun tüm kesimleri bu ağır ekonomik krizin altında ezilirken, ülkeyi yöneten anlayış halkın feryadını duymak yerine gündemi değiştirmekle meşgul.
Halkın asıl gündemi olan pahalılık, işsizlik, yoksulluk ve adaletsizlik konuşulmasın diye her güne yeni bir algı operasyonuyla uyanıyoruz.
* Halkın İradesine Müdahale: Muhalif belediyelere yönelik baskılar, gözaltılar, tehditler ve Sayın Ekrem İmamoğlu şahsında somutlaşan mahkeme süreçleri; milletin sandıkta ortaya koyduğu iradeyi hiçe saymaktır.
* Kayyumlar ve İrade Gaspı: Kayyum politikaları ve yerel yönetimlerin işlevsizleştirilmesi, ekonomik krizin üzerini örtme çabasının açık bir göstergesidir.
* Yolsuzluk ve Cezasızlık: Bir yanda iktidar çevreleriyle bağlantılı usulsüzlükler, yolsuzluk iddiaları ve şaibeler yayın yasaklarıyla sümen altı edilirken; diğer yanda adalet arayan yurttaşların sesi bastırılmaya çalışılmaktadır.
Gündemi suni gerilimlerle, kayyum kararlarıyla ve yargı baskısıyla manipüle etmek, mutfaktaki yangını söndürmüyor. Aksine, hukuka ve kurumlara olan güveni zedeleyerek ülkedeki ekonomik ve sosyal çöküşü daha da derinleştiriyor. Yayın yasaklarıyla gerçeği saklayabilirsiniz ama halkın cebindeki boşluğu, çektiği çileyi saklayamazsınız.
Toplumun güvenini kaybeden yönetim anlayışının son çırpınışları, gerçeği değiştirmeye yetmeyecektir. Bu ülkenin gerçek gündemi; açlıktır, yoksulluktur, adalettir ve sandıkta tecelli eden halk iradesidir. Halkın iradesine ve ekmeğine sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Yorum Yazın