Yankı Bağcıoğlu
Yankı Bağcıoğlu

Esas Olan Personeldir

Yayınlanma: 15 Ocak 2026

Savunma sanayii kadar personel refahı da stratejik önemdedir

“Savunma Sanayi Yetenek Yönetimi Zirvesi” Ankara’da devam etmektedir.

Fedakar Türk milletinin sağladığı katkıların ve onlarca yıllık emeğin ürünü olan Milli Savunma Sanayimiz ile gurur duyuyoruz.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine girecek modern harp silah ve sistemlerinden övgü ile bahsediyoruz.

Ancak bu silah ve sistemlere gerçek anlamda hayat veren; moral ve motivasyonu yüksek, aidiyet duygusu güçlü, liyakat sahibi ve iyi eğitimli personeldir.

Bu gerçeğe rağmen bugün muvazzaf ve emekli askerî personelin önemli bir bölümü, özellikle emekli astsubaylar, emekli binbaşılar, emekli uzman erbaşlar ve emekli devlet memurları, yoksulluk hatta açlık sınırının altında maaşlarla yaşam mücadelesi vermektedir.

Muvazzaf personelin barınma sorunu giderek ağırlaşmakta; bazı bölgelerde personel maaşının yarısından fazlasını kiraya vermek zorunda kalmaktadır.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayrılan uzman erbaşlar ve sözleşmeli erler için yasal ve sürdürülebilir bir istihdam mekanizması bulunmamaktadır.

Özlük ve sosyal haklardaki adaletsizlikler, nitelikli personelin teminini ve elde tutulmasını ciddi biçimde riske atmakta; genç nesiller askerlik mesleğini giderek daha az tercih etmektedir.

Bu tablo, silah arkadaşlığı ruhunu zedelemekte ve doğrudan millî güvenlik boyutu olan yapısal bir soruna dönüşmektedir.

ABD, İngiltere, Almanya ve Birleşik Krallık başta olmak üzere birçok ülke, personel refahının askerî kapasitenin ayrılmaz bir parçası olduğunu görmüş ve bu alanda düzeltici tedbirler almaya başlamıştır. Nitekim ABD Deniz Kuvvetleri, kaynak yetersizliği nedeniyle yeni bir fırkateyn programını durdurmasına rağmen, lojmanların bakım ve onarımı için 1,2 milyar dolar kaynak ayırmıştır.

Türkiye’de ise emekli astsubaylara verilen taahhütlerin yerine getirilmediği, istisnasız biçimde emekli askerî personelin yoksulluk sınırının altında maaş aldığı bir tablo ortaya çıkmaktadır. Açlık sınırındaki askerî personelin mağduriyetinin göz ardı edilmesi ciddi bir adaletsizlik hissi yaratmaktadır.

Bu nedenle 2026 bütçesiyle birlikte muvazzaf ve emekli askerî personelin özlük haklarında köklü ve kalıcı iyileştirmeler yapılmalı; muvazzaf personelin barınma sorunu kesin biçimde çözüme kavuşturulmalıdır.

Aynı şekilde, savunma gücünün sürdürülebilirliği yalnızca platform ve teknoloji yatırımlarıyla değil; bu gücü taşıyan insan unsurunun refahı, motivasyonu ve adalet duygusuyla mümkündür.

Kanayan yara haline gelen bu konulardan sorumlu olan tüm bakanlık ve kurumların katılımı ile “Devlet Personel Yönetimi Zirvesi” planlanmalı ve tüm sorunlar masaya yatırılmalıdır.

savunma sanayii tsk personel refahı barınma 2026 bütçesi

Yorum Yazın