Son Saat Gazetesi yazarı Durmuş Çelen yazdı… “Beklemenin getirisi Teorisini” uyguluyorlar ve bekliyorlar…
ÜMİTSİZLİĞE KAPILDIĞINIZ ANDA ÜMİT SİZSİNİZ… ÇARESİZLİĞE KAPILDIĞINIZ ANDA ÇARE SİZSİNİZ…
Nasıl diyeyim, ne diyeyim, nere gideyim. Son nefesimizde de, önce vatan diyeceğiz.
Muhakkak çare var.
Ancak hala akıllanmıyoruz. Afyonlanıyoruz. arkadaş elin atı ile gelin alınmaz dedik anlamıyormusun, tek çaren bu ise senin namus anlayışın nedir bilemedim.
Adam diyor ki, ya sevdiğini ver ya da canını alırım, o noktaya gidiyor ülkemin hali.
Türk devleti kadimdir çareside ebed müddettir.
Çareyi sadece el avuç açmakta görenler şunu bilsinler ki krediniz bitti.
Çare ikbali korumaksa eğer, önce safraları atacaksın. Korkularından vazgeçeceksin, milli olacaksın, dik duracaksın, şantaja boyun eğmeyeceksin.
Kurumsal devletten vazgeçmeyeceksin. Bu ülkeyi yarı çapı kırık adamlarla taşıyamazsın, değiştir gitsin çapı düşükleri, yeni kadro yeni dinamiklerle yepyeni anlayışı ortaya koy, beklemek teorisi faizin adıdır, bekledikce faiz artar bu böyledir bekleme artık, yap hamleni, halk iyi niyetiyle ikbal için sabrediyor.
Ancak,görülüyorki, senden görünen ve nemalananlar, nema bitince terkediyorlar ve seni yanlış yapıyor diye suçluyorlar çareyi dışa bağımlılıkta görüyorlar.
Onun çaresinide senin gitmende görüyorlar, çare bu olsaydı eğer halk ta devlet te bunu görürdü gereğini yapardı.
Bu ülkeye kim şantaj yapıyorsa senden olsun olmasın gözünün yaşına bakmayacaksın bunlar bitmeden devam edemezsin. Bu kadar çok yüksek sesle mecliste hakaret yiyorsa iktidar gündemi muhalefet belirler.
Çare senden sonra gelecek takım zulmedenlere göz kırpacak takım ise eğer, asla buna ne devlet, ne iktidar benim kanaatim, ne de muhalefetin önemli bir kısmı müsaade etmez.
Sadece seçim çare olsaydı eğer, yapılır GİDERDİ. Ancak sadece seçim oyunu değil dava.
Dava artık siyaset üstü, millet ekonomik darboğazda hızla gidiyor ciddi tedbir alınmaz ise çarenin kötüsü olmaz kötünün içinde iyiye en yakın tercih edilir.
Dış Oyun kurucular ”beklemenin getirisi teorisini” uyguluyorlar ve bekliyorlar.
Biz onlara ayak uydurursak faiz artışı durdurulamaz hale gelir, çare asla bu değildir.
Çare Uluslararası İlişkilerde güçlü karakterleri ve nitelikli değerleri iktidar oyununa dahil etmek, emperyal güdümlü faiz bekçilerinden kurtulmak, dış ticaret yaptırım ve hamlelerini artırmak, tarımda ve diğer ekonomik alanlarda milli hamleleri hayata geçirmek. Anayasal İktisat hamlelerini,savunma ve ağır sanayi ile ilgili hamleleri başlatmak, rejimin millet için devlet anlayışı ile kurumsallaşmasını sağlamak, asalak şantajcılarından arınmak, konuşursam yakarım diyenleri yerle bir etmek.
BENİM GÜZİDE MİLLETİM ŞANTAJCI ANLAYIŞA YOL VEREN İKTİDAR DEVLETİ YÖNETEMEZ, DEVLET BÜROKRASİSİ ŞANTAJCIYA TERKEDİLEMEZ.
Nerede bu anlayışa müsait eski ve gelecekte yeni kim varsa temizlemeli iktidar. Eğer bunlar temizlenmeyecek kadar çok ise dayanılmaz hal almışsa eğer anlaşılmışsa, o zaman toptan süpürülür bu devlet çaresizlikle yok olacak bedevi devlet değil biline.
Muhakkak çare vardır ve çare zamanın sabrıdır.
İÇİNDE Kİ VATAN AŞKINI HAREKETE GEÇİRMEN YETERLİ OLACAKTIR BUNA EMİN OL.

Yorum Yazın