Konut alım-satımında yıllardır güvenli liman olarak görülen “tapuda sorun yok” anlayışı, Yargıtay’ın son kararıyla birlikte önemli bir darbe aldı. Mahkeme, tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmamasına rağmen, fiilen aile konutu olarak kullanılan bir taşınmazın eş rızası olmadan satılmasını hukuka aykırı bularak satış işlemini iptal etti.
Ünye’de görülen davada, yaklaşık 25 yıldır aile konutu olarak kullanılan evin, eşin bilgisi ve yazılı onayı alınmadan üçüncü bir kişiye satıldığı belirlendi. Yerel mahkeme ve Yargıtay, taşınmazın kullanım amacını esas alarak satışın geçersiz olduğuna hükmetti. Kararla birlikte tapu kaydı eski haline getirildi ve taşınmaz üzerine aile konutu şerhi işlendi.
Davada evi satın alan tarafın “iyi niyetli alıcı” savunması da Yargıtay’dan geçer not alamadı. Yüksek Mahkeme, aile konutu niteliğinin sadece satıcıyı değil, alıcıyı da bağlayan bir hukuki durum olduğuna dikkat çekti. Kararda, bedelin ödenmiş olmasının ya da tapuda şerh bulunmamasının tek başına hukuki güvence oluşturmadığı vurgulandı.
Kararı değerlendiren Rensa Gayrimenkul Broker’ı Ersin Topçu, emlak piyasasında sıkça göz ardı edilen bir gerçeğe işaret etti. Topçu, “Bir taşınmazın tapusu temiz olabilir ancak hukuki riski temiz olmayabilir. Konut fiilen aile konutuysa, eşin açık ve yazılı rızası olmadan yapılan satışlar her zaman iptal edilebilir” dedi.
Gayrimenkul danışmanlığının yalnızca alım-satım aracılığı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Topçu, doğru danışmanlığın hukuki riskleri en baştan tespit ettiğini belirtti. “Nasıl ki sağlıkta doktora, hukukta avukata danışıyorsak; gayrimenkulde de uzman bir danışmandan destek almak gerekir. Aksi halde telafisi zor mağduriyetler yaşanabilir” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, bu kararın özellikle ikinci el konut piyasasında alıcıları daha dikkatli olmaya zorlayacağını belirtiyor. Satıcının medeni durumu, eşin satışa yazılı onayı ve taşınmazın fiili kullanım şekli, artık tapu kaydı kadar kritik unsurlar arasında yer alıyor.
Yargıtay’ın bu emsal kararıyla birlikte, aile konutu kavramı gayrimenkul işlemlerinde yeniden merkezî bir konuma otururken; sektörde benzer davaların artabileceği ve “tapusu temiz” söyleminin tek başına yeterli olmayacağı bir kez daha ortaya çıkmış oldu.
Kaynak:
Haber Vizyon
Yorum Yazın