ANKARA – Türkiye, son yıllarda sadece ekonomik krizle değil, en büyük değerini; çocuklarını ve onların masumiyetini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Sokaklardan yükselen şiddet dalgası ve adliyelere düşen çocuk sayısındaki korkutucu artış, "İçimizdeki çocuğun ölümü" tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Korkutan İstatistikler: 612 Bin Çocuk Suçun Gölgesinde
TÜİK tarafından paylaşılan son veriler, durumun vahametini gözler önüne seriyor. 2024 yılı içerisinde toplam 612 bin 651 çocuk adli süreçlere dahil oldu. Bu rakamın detayları ise daha karamsar bir tablo çiziyor:
202 bin 785 çocuk suça sürüklendi.
Suça sürüklenen çocukların %40,4’ü yaralama, %16,6’sı hırsızlık suçuna karıştı.
Uyuşturucu ve tehdit suçları da listede üst sıralarda yer alıyor.
Berkinlerin, Narinlerin ve nicelerinin kaybı, sadece bireysel trajediler değil; toplumsal bir çöküşün habercisi olarak değerlendiriliyor.
Yoksulluk ve Adaletsizlik Suçu Besliyor
Haberin odağındaki temel analiz, bir çocuğun suçlu doğmadığı, içinde yaşadığı koşullar tarafından bu noktaya itildiği yönünde. Yoksulluk sınırının altında yaşayan ailelerin çocukları; neşeyi ve umudu kaybederek hayata karşı sertleşiyor. Toplumdaki cezasızlık algısı, hukuk ve adaletin zedelenmesi ise bu çocukların suçu bir "yaşam gerçeği" olarak kabul etmesine neden oluyor.
"Bayramlardan Cezaevlerine"
Bir zamanlar 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın coşkusuyla büyüyen nesillerin yerini; bugün mahkeme salonlarında, cezaevlerinde veya sokak köşelerinde el açarken görülen çocuklar alıyor. Eğitim sisteminin bilimden uzaklaşması ve "kindar nesil" yetiştirme ideallerinin, toplumu birbirinden korkan, asık yüzlü ve şiddete meyilli bir yapıya dönüştürdüğü vurgulanıyor.
Çözüm: Adalet ve Bilimsel Eğitim
Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu gibi isimlerin uğruna can verdiği tam bağımsız, laik ve demokratik Cumhuriyet değerlerinin önemine dikkat çekilen analizde, kurtuluşun reçetesi şu şekilde özetleniyor:
"Çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler. Çocuklar mahkemelerde değil, okullarında olmalı ve içlerindeki çocuğu yaşatabilmeliler."
Yetkililerin yoksulluk ve cehaletle mücadele etme sorumluluğuna vurgu yapılırken, memleketin geleceğinin bu çocukların içindeki masumiyeti korumaktan geçtiği hatırlatılıyor.
Kaynak : medyasiyaset.com.
https://www.cesurgazete.com.tr/makale/icimizdeki-cocuk/26128802
https://medyasiyaset.com/icimizdeki-cocuk-tevfik-kizginkaya-yazdi
Yorum Yazın