Sanata yönelik saldırılar zaman zaman haber bültenlerinde yer alıyor. Son olarak bir grup iklim aktivisti, Leonardo da Vinci’nin öğrencileri tarafından çizildiğine inanılan Son Akşam Yemeği tablosunun bir kopyasına kendilerini yapıştırdılar ve resmin altına “Daha fazla petrole hayır” yazdılar. Bundan bir süre önce de ünlü Mona Lisa tablosu bir müze ziyaretçisinin pastalı saldırısına uğramıştı. Ünlü tabloyu koruyan koruyucu cam olmasa belki de Mona Lisa tablosu onarılması zor bir tahribat görecekti.
Sanata yönelik vandalca yapılan bu saldırılar daha önce de yapılmıştı. Sanat tarihinde kötü bir iz bırakan bu saldırıları sizler için derledik.

1. Henry James’in Portresi / John Singer Sargent
Ressam John Singer Sargent, 1913’te yakın dostu olan yazar Henry James’in bir portresini çizer. Portre bir yıl sonra Londra Kraliyet Akademisi’nde sergilenmeye başlanır. Sergiyi gezmekte olan Mary Aldham isimli bir kadın hakları savunucusu, portreye et satırıyla saldırır ve tablonun üç yerinde delikler açar. Henry James, olay hakkında şunları yazar: Doğal olarak kendimi kafa derisi yüzülmüş ve biçimsiz hissediyorum, ancak tedavi edilebilir olduğunu bilmek beni mutlu ediyor. Neyse ki Henry James haklıydı ve Sargent tabloyu restore edebilmişti.

2. Aziz John’un İsa’sı / Salvador Dali
1952’de Glasgow Sanat Galerileri ve Müzeler Müdürü Tom Honeyman, Salvador Dali’nin çarmıha gerilmiş İsa tablosunu, İskoç kentindeki Kelvingrove Sanat Galerisi’nde sergilemek üzere satın aldı. Bugünün parasıyla yaklaşık 300 bin dolar harcanan resim, kentin sanat ortamının sevilen bir parçası oldu. Ancak satın almanın para israfı olduğunu düşünenler de vardı. Tablo bu yüzden iki kez saldırıya uğradı. 1961 yılında yaşanan ilk saldırıda 22 yaşındaki bir genç önce taşla sonra da yumruklarıyla tabloya saldırdı. 1980’lerin başında ise vandallığı bir adım ileri taşıyan bir adam tabloya havalı tüfekle saldırdı. İlk saldırıdan sonra tablonun önüne yerleştirilen koruyucu akrilik cam tabakası sayesinde tablo herhangi bir zarar görmedi.

3. Pieta / Michelangelo
Michelangelo’nun en ikonik heykellerinden biri olan Pietà, aynı zamanda büyük sanatçının imzaladığı tek eser. Fakat ne yazık ki, heykel üzerindeki tek dikkate değer iz sanatçının imzası değil. 21 Mayıs 1972’de Laszlo Toth adında bir adam, güvenlik görevlilerini atlatmayı başarıp heykele çekiçle saldırdı. Kendisinin İsa Mesih olduğunu ilan ederek heykele ağır hasar veren bu adam, akıl sağlığı yerinde olmadığı gerekçesiyle hiçbir ceza almadı ve sadece iki yıllığına akıl hastanesine gönderildi.

4. Gece Devriyesi / Rembrandt
Mona Lisa gibi Rembrandt’ın Gece Devriyesi isimli eseri de birçok kez saldırıya uğradı. Ne yazık ki bu saldırılardan bazıları eserde kalıcı hasara neden oldu. 1975’te yapılan saldırı en şiddetlisiydi. Bıçak taşıyan bir vandal, tablo üzerinde iki metreden uzun kesik izleri bıraktı. Tablo 1990’da ise kimyasal madde taşıyan bir saldırganın hedefi oldu. Bu saldırıda müze yetkilileri tabloyu korumayı başarsa da önceki saldırı maalesef tabloda ciddi bir hasara yol açtı.

5. İsa’ya Ağıt / Albrecht Dürer
Bazı eserler yıllar içinde seri sanat vandallarının kurbanı oldu. Hans-Joachim Bohlmann böyle bir vandaldı. Rembrandt, Paul Klee, Lucas Cranach the Elder ve Peter Paul Rubens gibi ünlü sanatçıların eserlerine saldırdı. Bu ilk saldırılar dizisinin ardından beş yıl hapis cezasına çarptırıldı. Serbest bırakıldıktan sonra 1988’de Münih’teki bir müzede Albrecht Dürer’in İsa’ya Ağıt tablosu da dâhil olmak üzere üç esere asitle saldırarak vandalizmine devam etti.

6. Renkli Vazolar / Ai Weiwei
ABD’nin Miami kentinde ünlü muhalif Çinli sanatçı Ai WeiWei’ye ait bir milyon dolar değerindeki vazo, yerel sanatçılara yeterince yer verilmediğini savunan bir Amerikalı sanatçı tarafından kasten kırıldı. Maximo Caminero vazoyu kırmayı planlamadığını, Ai Weiwei’nin kendi sanatından esinlendiğini belirtti. Caminero’nun kırdığı vazo, parlak renklere boyanmış bir düzine vazodan biriydi. Ai Weiwei, Han hanedanı döneminde yapıldığını söylediği vazolardan oluşan enstalasyonun arkasındaki siyah beyaz fotoğraflarında önce bir vazoyu tutarken, sonra da yere çarpıp kırarken görülüyor. Weiwei’nin enstalasyonundaki provokasyona katıldığını açıklayan saldırgan denetimli serbestlik altına alındı ve 10.000 dolar para cezasına çarptırıldı.

7. Argenteuil’deki Köprü / Claude Monet
Claude Monet’in Seine Nehri üzerindeki tekneleri gösteren empresyonist bir başyapıtı olan tablo, 2007 yılında Paris’teki Orsay Müzesi’nde bir saldırıya maruz kaldı. Gece yarısı müzeye giren beş kişilik sarhoş grubu tabloda 10 cm uzunluğunda bir delik açtı. Her ne kadar alarmlar çalmaya başlasa da sarhoşlar yakalanmadan müzeden kaçmayı başardılar.

8. Phaedrus / Cy Twombly
Öpücükle bir sanat eserine saldırılabilir mi sizce? Maalesef 2007’de sanatçı Rindy Sam’in saldırısı tam da bu şekilde oldu. Dudaklarına kırmızı ruj süren saldırgan beyaz boyalı bir tuval olan Phaedrus’a bir öpücük konduruverdi. Saldırgan her ne kadar öpücüğün vandalizm değil bir aşk eylemi olduğunu söylese de buna kimseyi inandıramazdı. Çünkü 30 farklı temizleme yöntemine rağmen ruj eserde iz bırakmıştı. Bu vandalizmin cezası ise 1500 avro para cezası oldu.

9. Düşünen Adam / Auguste Rodin
Düşünen Adam heykeli, Auguste Rodin’in yarattığı en ünlü eserlerden biridir. Sanatçı, orijinalinden yola çıkarak pek çok versiyonunu yapmıştır ve bunlar dünyanın çeşitli yerlerinde sergilenmiştir. Arjantin Buenos Aires’te sergilenen bir tanesi, 2011 yılında sprey boyayla pembeye boyanarak ve koluna dövme resmedilerek vandalizmin hedefi oldu. Sonrasında yapılan temizleme ve restorasyon girişimlerinde heykele daha fazla zarar verildiği iddiası sanat tarihçileri arasında tartışmaya yol açtı.

10. Bordo Üzerine Siyah / Mark Rothko
Mark Rothko, dikkat çekici renk kullanımıyla ünlü Rus asıllı Amerikalı bir ressamdı. Ölümünden yıllar sonra başka bir sanatçı, kendi sanat akımını gündeme getirmek için Rothko’nun Bordo Üzerine Siyah tablosu üzerine keçeli kalemle bir karalama yaptı. Dünyanın en çok ziyaret edilen galerileri arasında yer alan Londra’daki Tate Modern Galerisi, olaydan sonra tahliye edildi ve kısa bir süreliğine kapatıldı. Neyse ki tablo restore edildi ve 2014’te tekrar sergilendi.










Yorum Yazın