Dresden Kalp Merkezi uzmanları yaptıkları çalışmada %17'lik bir oranla, haftanın ilk gününü kalp krizlerinin en fazla görüldüğü gün olarak belirlendi. Hafta içinde diğer günlerde bu oran %15'e düşerken, hafta sonları ise %11-12 seviyelerine geriliyor.
Çalışma, haftanın başlangıcındaki stresin kardiyovasküler sistem üzerindeki olası etkisine dikkat çekiyor. Pazartesi günleri, işe dönüş ve haftanın yoğunluğuyla ilişkili olarak artan stresin kalp sağlığını olumsuz etkilediği belirlendi.
Buna ek olarak, tatilin ilk ve son günlerinde de kalp krizi riskinin yüksek olduğuna vurgu yapıldı. Bu dönemlerde yaşam ritmindeki değişikliklerin, özellikle tatil dönüşlerinde ortaya çıkan stresin kalp krizi olasılığını artırdığı düşünülüyor.
Çalışmanın diğer önemli bir bulgusu ise sabah saatlerinin, genel inanışın aksine, kalp krizi riski açısından en az tehlikeli saat olduğunu gösterdi. Öğleden sonraları, özellikle 12:00 ile 18:00 saatleri arasında kalp rahatsızlıkları daha sık görülüyor.
Bu durum, hazırlıksız ekstrem sporlar, sıcak hava ve kötü hava kalitesi gibi faktörlerin kalp sağlığını etkileyebileceğini düşündürüyor. Bilim insanları, özellikle stresin ve aşırı fiziksel aktivitenin arttığı dönemlerde, kardiyovasküler hastalıkların önlenmesine yönelik daha dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.

Yorum Yazın