Muş’ta besiciler dededen toruna aktarılan geven otu geleneğini zorlu kış şartlarına rağmen sürdürüyor. Dağlardan toplanan ve kızaklarla taşınan geven otu, hem doğal yem kaynağı oluyor hem de önemli ölçüde yem tasarrufu sağlıyor.
Kış mevsiminin sert geçtiği Muş’ta, yem maliyetlerinin yükselmesi hayvancılıkla uğraşan vatandaşları farklı çözümler üretmeye sevk ediyor. Özellikle saman fiyatlarının artmasıyla birlikte besiciler, doğadan temin edilebilen alternatif yemlere yöneliyor. Muş’un Alaniçi köyünde hayvancılık yapan Murat Gürtürk, sonbahar aylarında dağlık alanlardan topladıkları geven otunu kış mevsiminde hayvanlarına yem olarak veriyor. Yörede "guni" olarak bilinen geven otu, özellikle dağların yüksek kesimlerinde yetişiyor.
Toplanan gevenler, kışa hazırlık amacıyla dağ yamaçlarında stoklanıyor. Kış mevsiminde ise kızaklarla taşınarak ahırlara getiriliyor. Biçilen gevenin dikenleri ateşte temizlendikten sonra baltayla küçük parçalara ayrılıyor ve saman yerine kullanılıyor. Özellikle ineklere verilen geven otunun faydaları ise saymakla bitmiyor. Besiciler, bu yöntem sayesinde hem yem maliyetlerinden tasarruf ediyor hem de geven otunun besin değeri sayesinde et ve süt veriminde artış sağlıyor.
Alaniçi köyünde hayvancılıkla uğraşan besici Murat Gürtürk, çocukluğundan bu yana ailesiyle birlikte geven otu topladıklarını anlattı. Evin önünde hayvanları için gevenleri doğrayan Gürtürk, "Alaniçi köyünde yaşıyorum. 56 yaşındayım. Hatırladığım günden bu yana sürekli bu işle uğraşıyoruz. Geven otunu dağdan çıkarıyoruz. Orada ateş yakıyoruz, dikenlerini orada yakıyoruz, yine orada topluyoruz. Daha sonra kar yağınca kızaklarla köye indiriyoruz. Ahırın önüne getirip oradan küçük küçük doğrayıp davarlara yediriyoruz" dedi.
Geven otunun son derece zor bir emekle elde edildiğine dikkat çeken Gürtürk, bu işin hiçbir kolaylığının olmadığını vurgulayarak, "Yalnız çok zor bir emektir. Bunun kolaylığı yoktur. Kardan dolayı ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Kar yağınca kızaklarla geven indirmek çok tehlikeli oluyor bazen. Kızak hızlanınca insanı altına alabilir. Yani gerçekten çok zor bir emektir ama tasarrufu da çoktur" ifadelerini kullandı.
Yem olarak gevenin saman ve buğday kadar değerli olduğunu aktaran Gürtürk, en önemli özelliğinin ise doğal ve ücretsiz bir yem kaynağı olduğunu söyledi. Gürtürk, "Yem olarak hayvana birebirdir. Aynı saman gibi, buğday gibi değerlidir. Ama bedava, doğal bir alternatif yem çeşididir. Dedemizden beri bu işi sürekli yapıyoruz. Dedemiz yapmış, dedemizden sonra babamız yapmış. Babamızdan biz öğrendik, şimdi biz yapıyoruz. Böyle devam ediyor. Bakalım çocuklar da bu işi yaparlar mı, yapmazlar mı bilmiyorum. Bence yaparlar. Çünkü dede-baba mesleğidir. Mecbur yaparlar yani. Tahmin ederim birisi yapmazsa diğeri yapar. Mutlaka böyle devam edecek ama ne kadar gideceği belli değil" şeklinde konuştu.
Sonbahardan bu yana geven otu sayesinde en az 6-7 ton saman tasarrufu sağladıklarını belirten Gürtürk, geveni özellikle büyükbaş hayvanlara yedirdiklerini aktararak, "Biz sonbaharda geven çıkardığımızdan bu zamana kadar en az 6-7 ton saman tasarrufu sağladık. Çünkü biz bunları hep büyükbaş hayvanlara yediriyoruz. Sonbahar gelince bunun tohumu var; döküldüğü zaman ikinci ya da üçüncü sene tekrar yeşeriyor. Ektiğin bir şey gibi yani. Bunun sonu gelmez. Birisi bittiyse on tane çıkar, on tane bittiyse yirmi tane çıkar. Öyle devam eder. Dağlarda çok var, bizim yaylalarda çok var. Yazın da hayvanlarımız bundan faydalanıyor. Bizim bölgede çayır az, ama hayvanlarımız sürekli bu gevenden faydalanıyor" diye konuştu.






Yorum Yazın