Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Ankara’da düzenlenen il başkanları toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın başlangıcında, Türkiye genelinde yürütülen üye kampanyasında dereceye giren isimlere plaket takdim edilirken, toplantının devamında Hüseyin Baş’ın dış politika, küresel güç dengeleri, ekonomi ve iç siyasete ilişkin açıklamaları öne çıktı.
Konuşmasında uluslararası gelişmelere geniş yer ayıran Hüseyin Baş, ABD’nin küresel sistemdeki etkisinin zayıfladığı yönünde değerlendirmelerde bulundu. Washington yönetiminin hem askeri hem de siyasi alandaki gücünün sorgulanmaya başladığını savunan Baş, NATO’nun yapısı ve işlevi üzerinden de dikkat çeken mesajlar verdi. NATO’nun bir savunma ittifakı olduğunu vurgulayan BTP lideri, örgütün varlık sebebinin ABD’nin her dış müdahalesine ortak olmak olmadığını ifade etti.
Ekonomik düzlemde ise dolar merkezli küresel ticaret sistemine değinen Hüseyin Baş, son yıllarda milli paralarla ticaretin yaygınlaşmasının uluslararası dengelerde yeni bir kırılma oluşturduğunu söyledi. İran ve Venezuela örnekleri üzerinden değerlendirmelerde bulunan Baş, ülkelerin kendi para birimleriyle ticaret yapmasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi sonuçlar da doğurduğunu dile getirdi. Bu yaklaşımın, Prof. Dr. Haydar Baş tarafından savunulan Milli Ekonomi Modeli ile örtüştüğünü belirten Hüseyin Baş, mevcut küresel düzenin bu nedenle ciddi bir dönüşüm sürecine girdiğini savundu.
Konuşmasının devamında Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen BTP Genel Başkanı, özellikle İran üzerinden şekillenen bölgesel gerilimlerin yeni bir denge ortaya çıkardığını öne sürdü. ABD ve müttefiklerinin bu süreçte önceki dönemlere kıyasla daha sınırlı hareket alanına sahip olduğunu ifade eden Baş, bölgede yaşanan gelişmelerin yalnızca askeri değil, siyasi ve ekonomik boyutlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Hüseyin Baş, Türkiye’nin tarihsel birikimi ve kurucu iradesi üzerinden de mesajlar verdi. Mustafa Kemal Atatürk’ün emperyalizme karşı verdiği mücadeleyi hatırlatan Baş, Türkiye’nin bugün de bağımsızlık, adalet ve milli duruş temelinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin kendi tarihsel hafızasından ve toplumsal dinamizminden güç alarak bölgesinde daha etkin bir rol üstlenebileceğini belirten Baş, küresel gelişmeler karşısında edilgen değil yön belirleyen bir ülke olunması gerektiğini ifade etti.
İç siyasete ilişkin değerlendirmelerinde ise son dönemde yeniden tartışılan açılım süreci ve terörle mücadele başlıklarına değinen Hüseyin Baş, terörle mücadelede tavizsiz bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini söyledi. Terör örgütü elebaşının kamuoyunda farklı bir çerçevede sunulmasına karşı çıkan Baş, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü hedef alan hiçbir yapıya meşruiyet kazandırılamayacağını savundu. Bölge halkının Türkiye’nin asli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Hüseyin Baş, Kürt vatandaşların devletine, milletine ve ortak geleceğe bağlı insanlar olduğunu dile getirdi.
Toplumsal ayrışma riskine de dikkat çeken Baş, mezhep ve etnik kimlik tartışmaları üzerinden toplumun kutuplaştırılmak istendiğini söyledi. Özellikle Sünni-Şii ayrımı üzerinden yürütülen tartışmaların toplumsal fay hatlarını harekete geçirme amacı taşıdığını öne süren Baş, bu tür girişimlerin Türkiye’ye zarar vereceğini ifade etti. Bağımsız Türkiye Partisi olarak toplumu ayrıştırmaya yönelik her türlü siyasi ve sosyal mühendislik girişiminin karşısında olacaklarını belirten Hüseyin Baş, birlik, beraberlik ve ortak aidiyet duygusunun güçlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Yorum Yazın