AYDIN – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, çiftçilerin bankalara olan borçları ve kredi erişiminde yaşadıkları engeller üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Bu yıl yağışların ve karın toprağı beslemesiyle "üretim umudu" doğduğunu belirten Yıldız, bu umudun ekonomik darboğaz nedeniyle "kağıt üzerinde" kalabileceği uyarısında bulundu.
Borç Yükü 1 Trilyon Lirayı Aştı
Tarım sektörünün bankalara olan toplam borcunun 1 trilyon 239 milyar liraya ulaştığını hatırlatan Yıldız, borçların büyük kısmının kamu bankalarına ait olduğunu ifade etti. Takibe düşen kredilerdeki artışın vahametine değinen Yıldız, çiftçinin mevcut borçları nedeniyle yeni kredi alamadığını, bunun da gübre, ilaç ve mazot gibi temel girdilere erişimi imkansız kıldığını belirtti.
"SGK Borcu Krediye Engel Olmamalı"
Çiftçi ve esnafın kredi kanallarının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim borçları nedeniyle tıkandığını vurgulayan Hüseyin Yıldız, iktidara şu çağrıda bulundu:
"Çiftçinin üretim yapabilmesi için finansmana erişimi hayati önemdedir. SGK prim borcu gerekçe gösterilerek kredi kanallarının kapatılması, üretimi durma noktasına getirir. Üretici ve esnaf, prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın krediye erişebilmelidir."
Tarım Politikalarına Eleştiri
AK Parti hükümetinin tarımda üretimi değil, borcu yöneten bir anlayış içinde olduğunu savunan Yıldız, desteklerin yetersizliğini ve planlama eksikliğini eleştirdi. Tarımın bankaların insafına bırakılmaması gerektiğini söyleyen Yıldız, girdi maliyetlerinin düşürüldüğü ve finansmanın kolaylaştırıldığı bir politikanın acilen hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Haber Özeti:
-
Temel Sorun: 1.2 trilyon TL'yi aşan borç yükü ve kredi engelleri.
-
Kritik Engel: SGK prim borcu nedeniyle kredi alamayan çiftçiler.
-
Risk: Olumlu iklim koşullarına rağmen finansman yokluğu nedeniyle üretimin aksaması.
CHP’Lİ YILDIZ: “ÜRETİM UMUDU VAR, FİNANSMAN ENGELİ
ÇİFTÇİNİN ÖNÜNDE DUVAR”
CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, tarım sektörünün bankalara olan borçları ve
çiftçinin krediye erişimde yaşadığı sorunlara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. CHP’li
Yıldız, bu yıl iklim koşullarının üretim açısından geçen yıla oranla olumlu
seyretmesine rağmen, çiftçinin finansman yetersizliği nedeniyle tarlasını gerektiği
gibi değerlendiremediğini ifade etti.
Mevsim koşullarının bu yıl toprağı beslediğini belirten CHP’li Yıldız, yağışların ve
karın zamanında toprağa karışmasının rekoltede geçen yıla kıyasla daha iyi bir tablo
ortaya çıkarabileceğini söyledi. Ancak bu olumlu ihtimalin, çiftçinin yaşadığı
ekonomik darboğaz nedeniyle riske girdiğini vurguladı.
CHP’li Yıldız açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu yıl doğa çiftçinin
yanında. Yağmur ve kar toprağı besledi, rekolte açısından umut veren bir tablo var.
Ancak çiftçi, gübreyi, ilacı, tohumu ve mazotu alamadığı için bu potansiyeli üretime
yansıtmakta zorlanıyor. Üretim için gerekli girdilere erişim sağlanamazsa, iyi bir
sezon ihtimali kâğıt üzerinde kalır.”
Tarım sektörünün bankalara olan borcunun 1 trilyon 239 milyar liraya ulaştığını,
borcun büyük bölümünün kamu bankalarına ait olduğunu hatırlatan Yıldız, çiftçinin
mevcut borç yükü nedeniyle yeni krediye erişimde ciddi engellerle karşılaştığını ifade
etti. Takibe düşen tarım kredilerindeki artışın da bu sorunun somut göstergesi
olduğunu belirtti.
CHP’li Yıldız, özellikle Sosyal Güvenlik Kurumu prim borçlarının çiftçi ve esnafın
önüne bir engel olarak çıkarıldığını vurgulayarak şu çağrıyı yaptı: “Çiftçinin üretim
yapabilmesi için finansmana erişimi hayati önemdedir. Sosyal Güvenlik Kurumu prim
borcu gerekçe gösterilerek kredi kanallarının kapatılması, üretimi durma noktasına
getirir. Üretici ve esnaf, prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın krediye
erişebilmelidir.”
AKP iktidarının tarımda üretimi değil, borcu yöneten bir anlayış benimsediğini
belirten Yıldız, destek politikalarının yetersiz kaldığını, planlama eksikliği nedeniyle
çiftçinin önünü göremediğini ifade etti. Tarımın kaderinin bankaların insafına
bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Yıldız, çiftçinin emeğinin karşılığını alabileceği, girdi
maliyetlerinin düşürüldüğü ve finansmana erişimin kolaylaştırıldığı bir tarım
politikasının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, aksi halde üretimdeki
olumlu iklim koşullarının heba edileceği uyarısında bulundu.

Yorum Yazın