Veliyev, Türk dünyasındaki mevcut iş birliği yapısını şu sözlerle aktardı:
"Şu anda Türk dünyasında modern iş birliği, yalnızca devletlerarası karşılıklı ilişkilerin genişletilmesiyle sınırlı kalmıyor. Bugün ortak tarih, dil, din, hafıza ve stratejik çıkarlarla birleşen geniş bir insani, kültürel, ekonomik ve teknolojik alanın oluşmasından söz ediyoruz. Türk dünyası Avrasya’da giderek lojistik, enerji, dijitalleşme, kültür ve uluslararası güvenlik konularında önemli bir rol oynayabilecek bağımsız bir güç merkezi olarak şekilleniyor."
Azerbaycan'ın süreçteki rolüne dikkat çeken Veliyev, "Azerbaycan da bu süreçte özel bir rol oynuyor, Türk dayanışması fikirlerini istikrarlı bir şekilde teşvik ediyor, Türk Devletleri Teşkilatının kurumsal açıdan güçlendirilmesi için ciddi çabalar gösteriyor ve yapay zekâdan insani entegrasyona kadar yeni alanlarda iş birliğini genişletiyor" ifadelerini kullandı.
NAHÇIVAN ANLAŞMASI'NDAN JEOPOLİTİK KURUMLANMAYA
Teşkilatın kurumsal gelişim sürecine değinen Veliyev, 2009 yılında Azerbaycan, Türkiye, Kazakistan ve Kırgızistan liderleri tarafından imzalanan Nahçıvan Anlaşması'nın tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti. 2021 yılındaki İstanbul Zirvesi ile kurumun adının Türk Devletleri Teşkilatı olarak değiştirildiğini hatırlatan Veliyev, TDT'nin geçirdiği dönüşümü şöyle açıklandı:
"Nahçıvan Anlaşması’ndan sonra Türk Devletleri Teşkilatı giderek bölgesel iş birliği platformundan daha geniş jeopolitik ve jeoekonomik öneme sahip uluslararası bir kuruma dönüşmeye başladı. Özellikle son yıllarda dünya siyasetinde yaşanan değişimler, Avrasya’da ulaşım güzergâhlarının yeniden şekillenmesi, enerji piyasalarındaki dönüşüm süreçleri ve Orta Koridor’un stratejik öneminin artması, Türk devletleri arasındaki koordinasyonu daha da önemli hale getirdi. Bugün Türk dünyası yalnızca ortak tarihi ve kültürel bağlarla değil, aynı zamanda ortak ekonomik çıkarlar, güvenlik tehditleri ve stratejik hedeflerle birleşiyor."
STRATEJİK HAT: ORTA KORİDOR
Bölgesel iş birliği mekanizmalarının uluslararası sistemdeki ağırlığına işaret eden Veliyev, Türk devletleri arasındaki ortak vizyona dair şunları kaydetti:
"Bugün Türk birliği yalnızca ortak geçmişe değil, aynı zamanda geleceğe ilişkin ortak bir vizyona – Türk dünyasının XXI. yüzyılda istikrar, kalkınma, teknoloji ve stratejik ortaklık alanına dönüşmeye çalıştığı bir geleceğe dayanıyor. Küresel jeopolitik dönüşümler, yeni ekonomik ve ulaşım güzergâhlarının oluşması, enerji güvenliği konularının güncellik kazanması ve çok taraflı iş birliği mekanizmalarına artan ihtiyaç, bölgesel örgütlerin stratejik önemini daha da artırıyor. Bu açıdan Türk Devletleri Teşkilatı son yıllarda Avrasya’da siyasi, ekonomik ve jeostratejik etki olanaklarını hızla artıran önemli bir uluslararası platform rolü oynuyor."
Veliyev; siyasi koordinasyon, enerji güvenliği, lojistik ve dijital dönüşümün yanı sıra Orta Koridor'un artan jeoekonomik öneminin teşkilatın küresel konumunu pekiştirdiğini söyledi.
'BİZİM AİLEMİZ TÜRK DÜNYASIDIR'
Türkiye ve Azerbaycan’ın TDT içerisindeki sürükleyici rolüne vurgu yapan Veliyev, şöyle konuştu:
"Türk dünyası ortak tarih, dil ve kültüre sahip 7 bağımsız devlet ile birkaç özerk bölgeden oluşan büyük bir coğrafi ve kültürel alandır. Bu devletler arasında Azerbaycan ve Türkiye yalnızca kardeşlik bağlarıyla değil, aynı zamanda lider konumlarıyla da öne çıkıyor. Her iki ülke Türk dünyasında siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliğinin derinleştirilmesinde başlıca itici güç olarak hareket ediyor."
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TDT’nin küresel ölçekte güçlenmesi yönündeki çabalarına değinen Veliyev, Aliyev'in mesajını hatırlattı:
"Devlet başkanımızın 'Bizim ailemiz Türk dünyasıdır. Bizim başka ailemiz yoktur' sözü, bu birliğin siyasi ve manevi temellerini yansıtan en etkili ifadelerden biri olarak hafızalarda yer aldı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türk dünyasının güvenlik, ekonomi ve savunma alanlarında birleşmesinin önemine dikkat çekti. 2020 yılında İkinci Karabağ Savaşı’nda kazanılan tarihi Zafer ve Türkiye’nin desteği, TDT içerisinde bir dayanışma örneğidir. İki kardeş ülke arasında imzalanan Şuşa Beyannamesi ise ilişkilerimizin zirvesini oluşturuyor."
Veliyev değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
"İnanıyoruz ki TDT gelecek yıllarda daha da güçlenecek ve dünya çapında küresel bir güce dönüşecek."

Yorum Yazın