Gündem

Ayfer Güven Yazdı…

|
KIRMIZI PANTOLON
Ayfer Güven Yazdı…

KIRMIZI PANTOLON

Oldukça varlıklı olan akrabamız kızı şişmanladığı için, daralan kırmızı pantolonunu bize verdi. Biz kim miyiz? Yaşları birbirine yakın dört kız kardeş. Evleri kira, babaları bir fabrikada çalışan, ay sonunu zor getiren, birçok elzem ihtiyacını gelecek günlere erteleyen sade ve sıradan bir aile. Lütfen, şikâyet ettiğimi düşünmeyin. Amacım kendimi tanıtmak.

Kırmızı pantolon o kadar güzeldi ki, üzerinde nakışları vardı, kumaşı da pırıl pırıldı. Annem beline lastik geçirdi, beli kim giyse ona göre ayarlanırdı. Onu hangimiz giysek çok yakışırdı. Aynada kendimize bakmaya doyamazdık. Üstelik arka cepleri de vardı. Yalnız kırmızı pantolon öyle her zaman giyilmezdi. Çünkü çabuk eskiyebilirdi, onu özel günlerde giymeliydik günlük değil.

Ablam arkadaşının doğum gününe gidecekti. Tabii ki kırmızı pantolonu giydi. Üzerine anneciğimin inci kültesi modeli ördüğü beyaz kazak da ne güzel oldu. El yapımı hediyesini de parlak defter kabıyla paket yapıp neşe içinde evden çıktı.

Arkadaşlarımla kütüphanede grup çalışması yapacaktık. Giydim kırmızı pantolonu, sanki masallardaki peri kızı gibi hissettim kendimi. Arkadaşlarım kıyafetimi çok beğendiler. Biri, “Nereden aldın, anneme söyleyeyim bana da alsın çok güzelmiş” dedi. Ben de kelimeyi oldukça uzatarak “Çarşıdaaaan” dedim.

Annem hastalanan kardeşimi doktora götürecekti. “Yardım edin kardeşinizi giydireyim” dedi. Hemen kırmızı pantolon imdada yetişti. Üzerine bir hırka, hastanenin yolu tutuldu.

Kırmızı pantolonumuz kirlenmişti. Annem onu beyaz sabunla tertemiz yıkadı. Çıtır çıtır yanan sobanın üzerindeki demir askıya astı. Yarın ablam giyecekti. Sabaha kadar kuruması gerekiyordu. Üzerine mandal takmayı ihmal ettiğimiz pantolon kayıp sobanın üzerine düştü. Yandı, hem de öyle böyle değil, sobaya yapıştı. Sobanın üzerinden maşa ile zor kazıdık.

Dört kardeş de hıçkıra hıçkıra ağladık. Bizi dışarıdan duyan, evden cenaze çıktı sanırdı. En güzel kıyafetimiz, biricik pantolonumuz artık yoktu.

Şimdi bir sürü pantolonum var. Birçoğu da kırmızı. Tüm samimiyetle itiraf ediyorum, hiçbiri beni çocukluğumdaki pantolon gibi mutlu etmiyor. Çok düşündüm bunu ve anladım ki yoklukta insanın gönül zenginliği ortaya çıkıyor. Adı da şükür ve kanaat… Ne tatlı şeyler. Bence mutluluğun şifreleri. Dostlarım içinizde kırmızı pantolon isteyen var mı? Çekinmeyin lütfen söyleyin, hemen alabilirim.

Ayfer Güven Yazdı…

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.